2019'da Meral Akşener Cumhurbaşkanı olur mu?

Yayın Tarihi 01 Kasım 2017

2019’da Meral Akşener Cumhurbaşkanı olur mu?


Uzun zamandır siyasette nasıl bir yol alacakları  konuşulan Meral Akşener ve arkadaşları geçtiğimiz hafta ‘İyi bir Türkiye olacak’ sloganı ile İyi Parti’yi kurdular.
Her türlü sorumluluğu almaya hazır bir görüntü sergileyen, yeni bir iktidar hasretini dindirmeyi amaçlayan Akşener, bu yarışa girme nedenlerini yaptığı açıklamalar ile çok net ortaya koydu.
Hz. Muhammed'in "Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız" hadisini rehber edinen Akşener, merkez sağ taban kadar muhafazakar kesimi de kucaklar nitelikteydi.
Akşener’in sözünün eri, dürüst ve namuslu bir siyasetçi görüntüsü, ülkede gitgide artan değişim arzusuna kulak veren siyaset anlayışı, ülkemizin içinde bulunduğu sosyal ve siyasal anlamda tıkanmışlığın, gergin siyasi atmosferin kadın eliyle, anne yüreğiyle daha uzlaşmacı ve kolay şekilde çözeceği izlenimi açıkçası ümitlendirdi beni...
Uzun zamandır “Sağ seçmeni elinde bulunduran iktidara karşı alternatif olacak yegane denge unsuru bir merkez sağ partidir. Öyle ki değil CHP'nin, güçlü bir merkez sağ parti karşısında AKP'nin bile şansı yoktur” tezi realiteye dönüştü sanırım.
Unutulmamalı ki merkezi temsil eden partiler milliyetçi, ulusalcı, muhafazakar ve liberal kimlikleriyle hala bu ülkenin çimentoları.
Ülkenin siyasi profilinde çoğunluğunun merkez seçmen olduğunu varsayarsak şunu rahatlıkla kendime söyleyebiliyorum:
Sağlıktan ekonomiye, sosyal yaşama ve daha bir çok alana kadın elinin değecek olmasını bilmenin heyecanıdır, varlığına ve yaratılış felsefesine gönülden inanmaktır bir kadının Cumhurbaşkanı olması.
Ülkemizin içinde bulunduğu sosyal ve siyasal anlamda tıkanmışlığın üzerine birçok beyin fırtınası yapılırken, yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi bizler için büyük bir fırsata dönüştürme projesidir aslında; bir kadını devletin en tepesine layık görmek ve bizi yönetmesine evet demek!
Otuz yılı aşkındır bir türlü çözülemeyen yahut çözülmek istenmeyen, ister terör sorunu deyin ister Kürt sorunu deyin bunun kadın elinin değmesiyle çözülebileceğine inanmaktır bir annenin, bir kadının Cumhurbaşkanı olması…
Bir türlü düzene sokulamayan, her yıl yeni tanımlamalara maruz kalan eğitim ve öğretim sistemi karşısında bir elin “Merak etmeyin çocuklar. Ben buradayım” demesidir bir annenin, bir kadının Cumhurbaşkanı olması…
Meclis içerisinde birbirine bağıran, küfreden kaba zihniyetin; “Unutmayalım Cumhurbaşkanımız bir kadındır” düşüncesiyle değişebileceğinin umududur bir annenin, bir kadının Cumhurbaşkanı olması.
Aklımızın bir köşesinde saklayacağımız diğer bir realite de; kadınlar tarafından başlatılan ve sürdürülen hiç bir oluşumun barış, sevgi ve huzurdan uzak olmamış olmasıdır.
Siyasi oluşumların ana karakterlerinde çok geç yer almaya başlamış olsalar da kadının özel gücü ve enerjisi sayesinde birçok sorun çözümlenmiştir. Bu güç belki de annelik duygusunun verdiği merhamet, sabır, hoşgörü, empati kurma yeteneklerinden kaynaklanmaktadır.
İnanıyorum ki bu güç ve enerjiyle 2019 yılınında ülkemizde ilk defa halk oylamasıyla yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde bir kadın adayın Cumhurbaşkanı seçilmesi ülke tarihinde seçimle iş başına gelmesi açısından fevkalede önemli olacaktır.