19 MAYIS'IN 100. YILI

Yayın Tarihi 21 Mayıs 2019

Bu yıl ki 19 Mayıs, aşağı yukarı tüm ülkede hiçbir karışıklığa meydan vermeden, özüne uygun adeta tarihi ve talihi değiştirme anlayışıyla kutlandı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Gençliğe emanet ettiği bu güzel bayrama, sadece 1 kez katılabilmiştir. Ama kutlamalar Türkiye Cumhuriyeti var oldukça sürdürülecektir. Bunu zaten Atatürk Gençliğe hitabetinde haykırarak söylemiştir.  

Çünkü ulusal bağımsızlığa giden yolumuz bu tarihte çizilmiş, planlanmıştır. Bilindiği gibi Samsun, işgal kuvvetleri için önemli noktalardan biriydi. Stratejik açıdan büyük öneme sahipti. Karadeniz’den, Orta Anadolu’ya açılan en rahat ve güvenilir kapıydı. 9 Mart 1919 tarihinde İngilizler buraya askeri birlik çıkarmışlardı. Buna mukabil, yöresel de olsa, Sivrihisar civarında bir direniş hareketi başlatılmıştı. Aslında bu harekâtı durdurmak -  kırdırmak için Mustafa Kemal Paşa Samsuna gönderilmişti. Ve Nutuk’ta da belirtildiği gibi 3 görüş üzerinde tartışmalar oluyordu.

1- İngiliz himayesini talep etmek,

2- Amerikan Mandasını talep etmek,

3- Yöresel kurtuluş çareleri aramak.

Atatürk bunların hepsini reddetti. Ve “ Efendiler bu vaziyet karşısında bir tek karar vardır. O da ulusal egemenliğe dayalı kayıtsız, şartsız ve bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak” demişti. “ Bu iş de mitinglerle, tezahüratlarla olmaz. Ancak milletin bağrından doğan ortak irade ve isteğe dayanırsa başarılı oluruz” deyip ulusal kurtuluş savaşının meşalesini yakmıştır. Hatta Atatürk’ü gönderenler, kısa bir süre sonra geri getirilmesi yolunda çabalamış, ama bugünkü meşhur deyimle “atı alan Üsküdar’ı geçmişti”.

Ulusal kurtuluş savaşının hangi koşullar altında, nasıl başlayıp, nasıl bittiğini, okuyucularımın benden daha iyi bildiklerini zannediyorum. Zaten bu konuda çok da kitap yayınlanmıştır. Ama benim hatırlatmak istediğim, Samsun’a çıkışı izleyen günlerde, yapılan kongrelerle, savaşlarla anılan 19 Mayıs 1919’un az bilinen, destan niteliğindeki yönlerinden biri de, 19 Mayıs’ın nasıl bayram olduğudur. Bu bayramın oluşmasında, sporun gücü, gençlerin ve spor kulüplerinin, özellikle Beşiktaş Spor Kulübünün, unutulmaz ve büyük katkıları vardır.

Gençlik ve spor bayramı ilk defa, 24 Mayıs 1935’te “Atatürk Günü” adı altında kutlanmıştır. Beşiktaş’ın girişimleriyle, Fenerbahçe stadında kutlanan bu ilk 19 Mayıs, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaraylı yüzlerce sporcunun ve halkın katılımıyla gerçekleşmiştir. Bu organizasyondan bir süre sonra gerçekleşen, spor kongresinde, Beşiktaş kurucu üyesi Ahmet Fetgeri, kutlanan, Atatürk Gününün, Gençliğe mal edilebilmesi için “19 Mayıs gençlik ve Spor bayramı” adı altında, her yıl yapılmasını teklif etmiştir. Kongrede oylanan bu öneri kabul edilmiş ve Atatürk’ün de onayı ile 20 Haziran 1938 de “Gençlik ve Spor Bayramı” adı ile Milli bayramlar arasına katılarak, yasalaşmıştır.

Zor günlerden geçip, bağımsız bir ülke durumuna gelen Türkiye Cumhuriyeti için, Mustafa Kemal Atatürk ün söylediği çok önemli sözler vardır. Bunlardan birisi de “ Ey yükselen Yeni Nesil! Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve sürdürecek olan sizlersiniz” sözüdür.

Mustafa Kemal Atatürk’ümüz hakkında en önemli sözü de dönemin İngiliz işgal kuvvetleri Başbakanı Lloyd George söylemiştir. “YÜZYILLAR BİR VEYA İKİ DAHİ YETİŞTİRİR. YİRMİNCİ YÜZYILIN DÂHİSİNİN TÜRKİYE'DEN ÇIKACAĞINI VE BU DÂHİNİN MUSTAFA KEMAL OLDUĞUNU NEREDEN BİLEBİLİRDİM. EĞER BEN BAŞKA TÜRLÜ HAREKET EDECEK OLSAYDIM, BUGÜN BENİMLE BERABER BÜTÜN TABURUMUN MEZARINI ZİYARET EDECEKTİNİZ. FAKAT ŞİMDİ ECELİ İLE ÖLMÜŞ ÜÇ ERİMİZİN DIŞINDA HEPİMİZ SAĞ SALİM YURDUMUZA DÖNMÜŞ VE AİLELERİMİZE KAVUŞMUŞ DURUMDAYIZ.” Bunu nerede söylüyor biliyor musunuz? Yargılandığı kendi mahkemelerinde. Ve bu sözler üzerine, hakkında beraat kararı veriliyor. İşte Mustafa Kemal Atatürk’ün belki pek bilinmeyen yönünü sizlerle paylaşmak istedim.