17 Ağustos 1999-2020

Yayın Tarihi 18 Ağustos 2020

Gölcük merkezli deprem Bursa, İzmit, İstanbul ve Bolu çevre ilçelerinin tümünde ciddi yıkım gerçekleştiği milyarlarca lira ekonomik zararın ve yüz binlerce vatandaşımızın enkaz altında kaldığı deprem. Deprem vergilerinin çıktığı daha sonra kalıcı olarak ÖTV'ye dönüştüğü süreç!

Gölcük merkezli deprem Bursa, İzmit, İstanbul ve Bolu  çevre ilçelerinin tümünde ciddi yıkım gerçekleştiği milyarlarca lira ekonomik zararın ve yüz binlerce vatandaşımızın enkaz altında kaldığı deprem. Deprem vergilerinin çıktığı daha sonra kalıcı olarak ÖTV'ye dönüştüğü süreç!

Ülkede “deprem öldürmez bina öldürür” tezinin çok net görüldüğü yaşandığı bir depremdi 1999 depremi. Derslerin çıkarıldığının ifade edildiği ciddi deprem konutlarının yapıldığı deprem yönetmenliklerinin gündeme geldiği, jeoloji jeofizik mühendislerinin ülkemizde ilk defa aktif tanındığı bir süreçti 99 depremi…

Gelin gelelim ülkemiz geçen 21 yılda deprem konusunda proaktif olan kara kütlemiz Türkiye kara parçasının üzerinde yaşayan vatandaşlarımızın hayatlarının riske atılmaması gerekçesiyle kamusal ve kanunsal önlemler alınıyor mu? Halen depreme dayanıksız milyonlarca konutun olduğu söylenen ülkemizde 99 depreminden ders çıkarılmış olduğu gerçeği suya düşmüyor mu? Hemen çok yakın bir süreçte, Elazığ'ın Sivrice ilçesi merkezli 6.8 şiddetindeki deprem meydana gelmesi, yine büyük dersler çıkarmamızın gerektiğini gün yüzüne çıkarmadı mı? Halen ders çıkarıyoruz ders alıyoruz. Artık ne zaman aldığımız bu derslerden önlem almaya geçeceğiz. Bilemiyorum.

Koskoca İstanbul, İzmir gibi proaktif fay hatlarının sürekli olduğu, ülkemizin ekonomi transformatörleri illerimizin olası 7-7.8 şiddetindeki depreme ne kadar dayanabileceği bilinmemektedir. Halen bu iki ilimizde milyona yakın depreme dayanıksız yapılar mevcuttur. Bu yapılar neden yıkılmaz bu konuda şehircilik bakanlığı neden acil yıkım yaptırtıp yeni kentsel dönüşümü gerçekleştirmez bilinmemektedir. Öte yandan şehircilik bakanlığının bu konuda ağır kalmasına karşın belediyeler neden bu konuda uzmanlarla bu olaya ciddi el atmamaktadırlar. Bu işin ciddiyetinin farkına varılması lazım. Koronavirüs döneminde bu kadar teyakkuza rağmen 5 bin kişi öldüğüne göre olası depremle 100 katına yakın vatandaşımızın ölüm ve mağduriyetlerle baş başa kalacağı gerçeğini görmezden gelemeyiz.

Şimdi İzmir'de çok önemli bir çok depremde etkilenecek ilçelerimiz var. Bunlardan en önemlisi Bayraklı, Konak, Karabağlar, Karşıyaka sırtları ve Çiğli ilçesi ile Bornova sırtları bölgeler. Buca'nın da belirli bölgeleri ancak özellikle Bayraklı, Konak ve Karabağlar olası depremde en çok tesir etkisi altında kalabilir. Bu vesile ile bu ilçelerdeki belediyeler depremde dayanamayacak yapı stoklarını derhal amasız fakatsız çıkartıp gerekli tedbirleri alarak yıkımları gerçekleştirmelilerdir. Derhal vatandaşın mağdur edilmeden ketsel dönüşümü gerçekleştirmeleri şarttır. Öte yandan geniş kent planlarına riayet etmeleri parsel bazlı yapı ruhsatlarını derhal durdurmaları gerekmektedir. Ayrıca hali hazırda kentsel dönüşüm inkişaf (gelişim) alanları abuk sabuk inşaat yapımlarına kapatılmalıdır. Büyük kent dokusu oluşturmanın yöntemi devreye alınmalıdır. Aksi taktirde kentsel dönüşüm değişim adına ne derseniz deyin kontrolü yapılamayan yapılarla başınız ağrıyacaktır. Bu vesile ile kentsel dönüşümün toplu projelerle hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu yerel yönetimlerde görev alan belediye başkanlarının görevleridir. 17 aydır görevde olan belediye başkanlarının çalışmaları içinde deprem dayanıksız yapılar ve kentsel dönüşüm ne kadar yer işgal etmiştir hep beraber göreceğiz. Olası bir depremde ilçesi en az hasar görecek olan belediye başkanı başarılı belediye başkanı olarak tarihe adını yazdıracaktır. Bir daha böyle afetler yaşanmaması temennisi ile koronadan daha büyük zarar verecek depremi hafife almayalım lütfen!