15 Temmuz ve yine No Pasaran! Darbeciler başaramayacaklar!

Yayın Tarihi 18 Temmuz 2018

 

15-16 Temmuz 2016 hain darbe girişiminin ardından iki yıl geçti. 1960, 1971, 1980 darbeleri Türkiye’yi demokrasiden uzaklaştırdığı gibi 15 Temmuz darbe girişimi de demokrasiyi sekteye uğratma çabasıydı.
Zaten demokrasi ile sorunlu yaşıyorduk. Güç bela kendi yağımızda demokrasiyi içselleştirmeye, öğrenmeye, uygulamaya çalışıyorduk. Demokrasiyi tam bildiğimiz söylenemezdi-kim ve hangi ülke tam biliyor ki?- yine de demokrasi yolunda ilerliyorduk. Demokrasiyi amaç mı araç mı diye tartışsak da gündemimizden eksik etmiyorduk. Demokraside ilerleyecektik ve ideali neyse ona kavuşacaktık, katılımcı-şeffaf bir demokrasimiz olacaktı.

Fırsat vermediler-vermiyorlar. Kim? Tabii ki hiç tartışmasız emperyalistler!

Her şeyin sorumlusu diye hamaset edebiyatı yapıp durduk yere emperyalistleri suçlamıyorum. Emperyalistlerin darbedeki suçları sabit. Bunu açıkça görmemiz gerekiyor. 
15 Temmuz hain darbe İstanbul’da boğaz köprüsünün tanklarla tek şeridinin tutulmasıyla başlaması üzerine daha ortada ne olup bittiği tam anlaşılamadan İngiliz gazeteleri ordunun darbeye kalkıştığı ve darbenin başarılı olduğu şeklinde yayın yaptılar. Cumhurbaşkanının uçakla Yunanistan’a kaçtığını yazdılar. 

Wikileaks belgelerini sızdırmaktan halen sürgünde olan Julian Assange dünya basınına bunu sordu: Türkiye’de henüz tanklar köprüyü tutmuşken nasıl olur da güya itibarlı batı basını bu yalanları yayabilirdi? Bunun cevabını verin, hala niye vermiyorsunuz? diye sordu. Biz Türk gazeteciler de bu yalan haberlerin hesabını sormaya devam etmeliyiz. 

15 Temmuz gecesi darbenin başladığını anladığım andan itibaren aklıma hemen “no pasaran” geldi. No pasaran: Geçemeyecekler! Darbeciler başaramayacaklar! İspanya’da faşistlere karşı cumhuriyetçilerin sloganıydı bu. Ertesi gün Hürriyet gazetesinin manşetindeydi bu slogan: Geçemeyecekler!
Türkiye darbe teşebbüsüne karşı birlik olmuştu. Hala da öyle. 

Yalnız elbette ki bazı siyasi tartışmalar olabilir, darbenin aydınlatılması için kamuoyu baskıları kurulabilir. Kafalarda hala tereddütler varsa darbeyi bir gün öncesinden Türkiye’ye haber veren ve “orduda hareketlilik var” diyen Rus Aleksandr Dugin 15 Temmuz’un 2’nci yıldönümünde İstanbul’da bir konferansta neler söyledi, ona dikkatle bakmak gerekir. Avrasyacılık teorisinin mimarlarından kabul edilen Dugin 15 Temmuz’un bir iç savaş çıkartmak amacıyla yapıldığını söyledi. Hatta araştırılması gereken bir tespiti daha vardı:15 Temmuz gecesi eğer darbe başarılı olsaydı Kürtler kuzey Irak’ta ve Suriye’de Türkiye’ye girmek üzere hazır bekliyorlardı, dedi. Darbe teşebbüsü sırasında ve ardından bölücü terörist eylemlerinin bir süre olmaması akıllara soru işaretleri getiriyordu?   

Darbeler bize demokrasiden asla uzaklaşmamamız gerektiğini öğretememişse ne öğretecek? Demokrasiyi zorla mı öğreneceğiz? Hayat mı öğretecek? Irak veya Suriye gibi olduktan sonra mı öğreneceğiz? Çok geç olmuş olmayacak mı?
15 Temmuz 2016’da hayatlarını ortaya koyarak demokrasiyi savunan başta Ömer Halisdemir’e olmak üzere bütün şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum.