Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün

Konak'ta Atatürk Meydanı... Bir bilen var mı ?

Kent meydanlarının adının değiştirilmesi tarihsel olarak sık sık başvurulan bir yöntem ancak resmi kararlarla toplumun hafızasında yer alan isimler her zaman aynı olmayabiliyor. Buna en güzel örnek araştırıp belgelerine ulaştığımız Konak Meydanı. Meydanın adı 1937 yılı Şubat ayında alınan resmi karar ile Atatürk Meydanı oluyor. Yenigün Gazetesi olarak, 'İsim değişikliği neden yapılır? Değiştiğinde toplumun hafızasındaki isim nasıl değişir? İsimler, meydanlar-bulvarlar için neden önemlidir?' gibi soruların cevabını tarihçilere, sosyologlara, mimar ve psikologlara sorduk.

Konak'ta Atatürk Meydanı... Bir bilen var mı ?

YENİGÜN / Mehmet Emin AL    Bazen bir şehir, bir meydan ya da bir mekana isim verilmesinin ilk nedenleri arasında genelde verilen isimlerin ideolojik-tarihsel bilincin sürdürülme çabası, genelde beğenilmeyen siyasal anlayışın değiştirilmesi ve yeni bir ideolojik anlayışın sürdürülmesi çabası olduğu tarihçiler tarafından kabul edilir. İzmir'in binlerce yıllık geçmişine bakıldığında, yakın tarihimizde Cumhuriyet ve sonrası ele alındığında çok sayıda meydanın isminin değiştiğini aynı gelenek içerisinde görüyoruz. Tarihçilere göre, meydanların, caddelerin ve benzeri anıt yapıların isimlerinin değiştirilmesi ilin veya ilçe belediyelerinin meclisi kararı ile değiştirilmesi mümkün olurken asıl sorun, yüzlerce hatta binlerce yıl toplum içinde anılan isimlerin bir meclis kararı ile değişmesinin pek mümkün olmadığı.

"RESMİ BELGEDE ATATÜRK MEYDANI"

Tarihçiler konuya ilişkin görüşlerini ifade ederken, durum İzmir'de de pek farklı değil. İzmir'de kentin en bilindik meydanı, hatta simgesi haline gelen Konak Meydanı'nın aslında 1937 yılında İzmir Belediyesi'nin 17. Defter 15 Şubat 1937 4'üncü oturum 162,163 ve 164'üncü sayfalarda (devamı 26 defter 9 Şubat 1940, 44 ve 45'inci sayfalar) adının değiştirilerek Atatürk Meydanı olduğu kararı var. Hatta kentte basılan kartpostal ve belediye meclis kararlarında ve ölçek haritalarda adının Atatürk Meydanı olduğu yazılıyor. Ancak bugün Atatürk Meydanı denildiğinde kimsenin bilmediği gerçeği dikkat çekiliyor.

"DÖNEMİN REİSİ BEHÇET UZ"

İzmir'in düşman işgaline karşı verdiği varoluş mücadelesinin ardından, 9 Eylül 1922 sabahı saat 10 sularında, Fahrettin Altay'ın valilik binasına Türk bayrağını çekerek kazanılmış olan zaferlerin ardından, yaklaşık 5 yıl sonra sıra İzmir'de bazı isimlerin değiştirmesine geliyor. Yaptığımız araştırmalar sonucu, dönemin İzmir Belediye Başkanı Dr. Behçet Uz ve meclis üyelerinin isim değişikliği kararının belgesine ulaştık.

TARİHÇİLERİN GÖRÜŞLERİ

Cumhuriyetin ilanın ardından İzmir'de 1937 yılı Şubat ayı 4'üncü oturumda meclis üyelerinin teklifi doğrultusunda Konak Meydanı'nın adının Atatürk Meydanı olduğu kararı alınıyor. Bu değişiklikle beraber Birinci Kordon olarak bilinen caddenin ismi Atatürk Caddesi, İkinci Kordon ise Gazi Caddesi olarak değiştiriliyor. Resmi tarihi belgede yapılan değişiklikleri, tarihçi, araştırmacı ve yazarlara sorduk. Tarihin, resmi kararlarla değiştirilmesinin nedenlerini, tarih anlayışını ve değişikliklerin insanların hafızasında ne şekilde kaldığına cevap aradık. İzmir'de yaşayan tarihçi akademisyen Doç. Dr. Erkan Serçe, Araştırmacı-Yazar Orhan Beşikçi, Hukukçu ve Milli Kütüphane Müdürü Ulvi Puğ, araştırmacı, tiyatro eleştirmeni ve yazar Yaşar Ürük, Muğla Sıtkı Koçman Ünivertsitesi Sosyoloji Öğretim Görevlisi Doç Dr. Sergender Sezer ve İzmirliler Derneği Kurucu Başkanı Gündüz Kapancıoğlu'na sorduk.

"RESMİ KARAR HALA GEÇERLİDİR"

İzmirliler Derneği Kurucu Başkanı Gündüz Kapancıoğlu, 2006 yılında meydanın adının Atatürk Meydanı olarak tabelalara yazılması ve Atatürk heykelinin yapılmasına ilişkin sesini duyurmak için yürüyüşler yaptı. Kapancıoğlu konuya dair Yenigün Gazetesi'ne yaptığı açıklamada, "Meydanın ismi Atatürk, bu isim resmi karar olarak hala geçerlidir. Ben bu isimlerin kullanılması için çok mücadele ettim. Aziz Kocaoğlu görüşmemizde 'tamam' dedi bana, beyanatı da var. Ancak daha sonra darbe kalkışmasının ardından AK Partililer buranın adının 15 Temmuz Şehitler Meydanı olmasını isteyince, Kocaoğlu da iddiaya göre 'Buranın bir adı zaten var' dedi ve öylece kaldı. Bunun için çok mücadele ettim. Yürüyüşler yaptık, o dönemden fotoğraflar ve haberler de var" dedi.

 

"BENCE ÜZÜCÜ BİR DURUM"

İzmir'in özellikle Cumhuriyet dönemine hakim araştırmacı ve yazar Orhan Beşikçioğlu, "Konak Meydanı'na Atatürk Meydanı ismi 1937 yılında, İzmir Belediyesi'nin kararı ile veriliyor; ancak bugüne kadar 'Atatürk Meydanı' ismi ile ilgili ne bir tabella, ne de bir Atatürk heykeli'nin olmaması bence üzücü bir şey... Birinci Kordon Atatürk Caddesi, İkinci Kordon Gazi Caddesi'dir. Bugün Cumhuriyet Meydanı dediğimiz yer, Atatürk'ün ünlü, meşhur heykelinin bulunduğu meydanıdır. Bu üç bölge birbirine bağlanıyor. Biliçli olarak bu şekilde yapılmıştır. Konak Meydanı'nın ismi ise orada bulunan Katipzade Köşkü'nden geliyor ama asıl adı elbette Atatürk Meydanı'dır. Ancak hiç bu şekilde, bu isimle anılmadı bugüne kadar. Bence yapılması gereken, burada Atatürk Meydanı olarak bir tabela ve bir heykelin olmasıdır" şeklinde konuştu.

"KARTLARDA ATATÜRK MEYDANI YAZIYORDU"

İsminin başına çok sayıda sıfat getirilmesi gereken Yaşar Ürük, tiyatrocu, yazar ve araştırmacı. İzmir tarihi ile ilgili çalışmaları olan bir entelektüel. Konu hakkında Ürük "Atatürk Meydanı olarak biliniyor, hatta arşivlerde haritalarda hala rahatlıkla görülebilir. Örneğin Atatürk Meydanı olarak arşivimde bulunan dönemin kartları var. Bugün Cumhuriyet Meydanı olarak bilinen yerde zaten Atatürk'ümüzün çok güzel bir heykeli var. Yakınına bir tane daha dikilmesinin saygınlığına katkı sağlayacağını pek düşünmüyorum. Hatta pek doğru olmayabilir" dedi.

 

"BELEDİYE İLE GÖRÜŞECEĞİZ"

Hukukçu olan, uzun yıllardır Milli Kütüphane Müdürü olarak tanınan Ulvi Puğ ise, araştırmamızdan tamamen bağımsız, Konak Belediyesi'ne kayıtlarda geçerli olan Atatürk Meydanı'nın isminin resmi yazışmalarda geçmesi yönünde talepte bulunacaklarını ifade etti. Puğ, "Biz bu konu ile ilgili bir süredir çalışıyoruz. Eğer İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesi seçilseydim gündeme getireceğim ilk konu bu olacaktı. Seçilemedim ancak biz bu günlerde Konak Belediyesi ile bu yönde bir görüşme yapacağız. Meydanın isminin Atatürk ile anılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"TOPLUMSAL HAFIZAYA ÇENTİKTİR"

Özellikle ekşi sözlükte öğrencileri tarafından 'sinema sever bir tarihçi' olduğuna dikkat çekilen Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç.Dr. Erkan Serçe ise isimlerin ideolojik bir çalışma olduğuna ve her dönem iktidar olanların isimleri değiştirdiğine dikkat çekti. Doç. Dr. Serçe, "İsimlerin değiştirilmesi her iktidarın veya yönetenlerin dönemi değiştiğinde başvurulan bir yöntemdir. Amaç ideolojiktir. Bu durum aslında yüzlerce yıldır süregelen toplumsal hafızaya atılan bir çentiktir. Toplumsal hafıza açısından doğru değildir. Örneğin Havra Sokağı'nın adı 'Türk Pazarı Sokağı' olarak değişti resmi olarak. Kimse bilemedi çünkü uzunca yıllar burası o isimle anılmış, toplum hafızasında o şekilde yer etmiş, değiştirmek çok zor. Sonra yine bir karar aldılar, yeniden Havra Sokağı yaptılar. Bugün kaç kişi Basmane Meydanı'nın adını Dokuz Eylül Meydanı olarak biliyor? Dolayısıyla meydanlar, yapılar orada yaşanan sosyolojiden ismini alır. Bir kararla değişecek şeyler değildir. Kararlar alınsa bile sokakta insanlar o ismi bilmezler" şeklinde konuştu.

AZİZİYE VE HAMİDİYE

Tarih Doçenti Serçe özellikle Osmanlı Devleti'nde 19'uncü yüzyılın ikinci yarasından sonra yaşanan isim değişikliklerine ilişkin, Sultan Aziz döneminde bir çok yerin adının Aziziye olarak verilmesini ve Abdülhamit döneminde ise Hamideyi Alayları, Birinci Hamidiye, İkinci Hamidiye gibi örnekleri hatırlattı.

İSİMLER GEÇMİŞİN KÜLTÜRÜN PARÇASI

Muğla Sıtkı Koçman Ünivertsitesi Sosyoloji Öğretim Görevlisi Doç Dr. Sergender Sezer, isimlerin geçmişin-kültürün bir parçası olduğu için değişimlerinin zor olduğunu kaydetti. Sezer "İsimler kentlerin ve yaşayanların kültürüdür. İsimler resmi kararlarla değiştirilse de halkın hafızasındaki isimlerin değişimi bazen yüz yıllar alabilir. Toplumların hafızasındaki isimlerin değişim zordur. Çünkü günlük hayattaki dilde yer edinmiş, onu değiştirmek hafıza açsından kolay değil. Bu aslında kentin belleği ile ilgili bir şeydir" dedi.

"İKİ İSMİ YAZMAK BELKİ DAHA DOĞRUDUR"

Psikolog Işıl Başak'a isim değişikliliğine bir örnek olarak 'Basmane Meydanı'nın adı resmi olarak Dokuz Eylül Meydanı' diyerek neler hissettini sorduk. Bir meydanın iki ismi olduğunu duyunca şaşıran Psikolog Başak, "Psikolog olmama rağmen ben de şaşırdım. Şu an tam da oradan geçiyorum, bana Dokuz Eylül Meydanı nerede diye sorsaydınız ben farklı bir meydanı söyleyecektim. Aslında doğru değil. Doğrusu bence her iki isimle de yazılması, eski parantez içinde yenisi daha belirgin yazılmalı belki de. Alışma süreci gözönünde bulundurularak yapılmalı. Çünkü alışmak zaman alan bir durumdur" açıklamasında bulundu.

YÖN VE KOORDİNAT BELİRLEME

Türk Psikologlar Derneği İzmir Şube Başkanı Mevlüt Ülgen, "Kentteki isimler bireyin yön ve koordinat belirlemesinde önemlidir. Bir meydanın ya da bir bulvarın adı değişecekse, bu politik nedenlerle olmamalı. Türkiye'de ne yazık ki genelde bu nedenlerle yapılıyor. İsimler herkesin ortak duygusuna hitap etmelidir. Kentin kimliği ve hafızası açısından da değişimlerin sık sık yapılması doğru değil. Avrupa'da, meydan, bulvar ve benzeri yapıların isimleri mermerlere özenerek yazılır genelde. Bizde hala işaret modunda veya numaralandırılıyor. Bu durum turizm açısından da olumsuzluk teşkil ediyor" dedi.

 

Next page

Gazete Yenigün