Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün

Jeotermalin etkileri uluslararası raporlarla aydınlanacak”...

JESDER tarafından Aydın’da düzenlenen basın toplantısında...

Jeotermalin etkileri uluslararası raporlarla aydınlanacak”...

“Jeotermalin etkileri uluslararası
raporlarla aydınlanacak”
JESDER tarafından Aydın’da düzenlenen basın toplantısında,
Başkan Ali Kındap, bilimsel araştırmalar ve resmi veriler
doğrultusunda, santrallerin tarım ürünlerine olumsuz etkisinin
bulunmadığını belirtti. Dünya Bankası ile Avrupa İmar ve Kalkınma
Bankası’nın (EBRD) Ege’deki jeotermal santrallerin çevresel etkilerini
incelediğini belirten Ali Kındap, “Bu kurumların raporları, JES’lerin
etkilerinin anlaşılmasında ve asılsız iddiaları cevaplandırmamızda
etkili bir kaynak olacaktır” dedi. Ali Kındap, Efeler’de 650 dönümlük
alanda kurulacak Jeotermal İhtisas Sera Bölgesi için çalışma
başlatıldığını da belirtti.
5 Temmuz, Aydın,
Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği (JESDER) Başkanı Ali Kındap,
Aydın’da düzenlenen basın toplantısında; Türkiye’nin, tektonik yapısı nedeniyle
jeotermal santral yatırımları için dünyanın en zengin ülkelerinden biri olduğunu ifade 
ederek, Ege Bölgesi’nde tespit edilmiş 3 bin megavatlık elektrik üretim potansiyeli, 30
bin megavatlık da termal-ısıtma-soğutma-kurutma için kullanılabilecek enerji
kaynağının bulunduğunu belirtti.
Ali Kındap, bu potansiyelin 9 milyar metreküplük doğal gaza ve bugünkü fiyatlarla
2.2 milyar dolarlık gaz ikamesine karşılık geldiğini belirtti. Kındap, “Yani Ege’deki
jeotermal kaynakların tümü devreye alındığında Türkiye 2.2 milyar dolarlık cari
açıktan kurtulacaktır” dedi.
Jeotermalin, yerli, yenilenebilir, temiz ve milli enerji kaynağı olduğunu belirten Ali
Kındap, Ege’de kurulu olan santrallerin Türkiye’nin enerji arz güvenliğine büyük
katkı sağladığını belirtti.
Son dönemde kamuoyunda jeotermal enerji santralleri ile ilgili doğru olmayan
iddiaların yer aldığını ifade eden Ali Kındap, bilimsel araştırmalar ve resmi veriler,
santrallerin başta incir olmak üzere tarım ürünlerine olumsuz bir etkisinin olmadığını
göstermekte. Aydın’da kurulu olan jeotermal elektrik santrallerinin Valilik tarafından
düzenli biçimde denetlendiğini vurgulayan Ali Kındap, incir ve diğer tarımsal ürün
üretiminin olumsuz etkilendiği iddiasının resmi veriler tarafından çürütüldüğünü
belirtti. Aydın'da ilk jeotermal santralin yapıldığı yıl olan 2012'de, ağaç başına incir
veriminin 31 kilogram iken geçen yıl 39 kilograma yükseldiğini kaydeden JESDER
Başkanı Kındap, rekoltenin iklimsel koşullar ve çiftçinin bilinçlenmesiyle ilişkili
olduğunu, jeotermalin olumlu veya olumsuz bir etkisinin bulunmadığını anlattı.
“İNCİR ÜRETİMİNDE DÜŞÜŞ YOK”
Ali Kındap’ın paylaştığı Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verileri, incir
üretiminde düşüş değil, artış olduğunu gösteriyor. TÜİK’in verilerine göre 2018,
Türkiye’de en çok incir üretilen yıl oldu.
İncir
Ağaç sayısı
(Bin adet)
Üretim
Meyve Meyve (Ton)
veren vermeyen
2010 9 301 805 254 838
2011 9 391 984 260 508
2012 9 455 933 275 002
2013 9 647 859 298 914
2014 9 747 927 300 282
2015 9 747 938 300 600
2016 9 713 983 305 450
2017 9 730 1 019 305 689
2018 9 930 1 009 306 499
Jeotermal santrallerin bulunduğu ilçelere dair veriler de üretim düşüşünün söz konusu
olmadığını gösteriyor.
Ali Kındap sözlerini şöyle sürdürdü: “Jeotermal enerjinin fosil yakıtlarla
kıyaslanmayacak derecede temiz bir enerji kaynağı olduğu ortadadır. Jeotermal
santrallere karşı basında yer alan olumsuz ve asılsız iddialar, temiz enerji kaynağının
değerlendirilmesine ket vurmakta ve kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine sebep
olmaktadır. Çeşitli kaynaklardan sağlanan veriler ışığında incir kalite ve veriminde
herhangi bir düşüş olmamasının yanı sıra, giderek artan bir potansiyel olduğu
görülmektedir.”
“SORUNLARI LÜTFEN DERNEĞİMİZE BİLDİRİN”
Jeotermal yatırımcılar arasından zaman zaman hatalı ve mevzuata aykırı davranışlarda
bulunanlar çıkabileceğini belirten Ali Kındap, “Ayıbımız varsa örtmüyoruz. Ortaya
sorun çıktığında nasıl çözüleceğine odaklanıyoruz” dedi ve gazeteciler ile halktan,
santrallerde sorunlar ortaya çıktığında kendilerini bilgilendirmelerini rica etti.
“ULUSLARARASI KURUMLARIN RAPORLARI AYDINLATACAK”
Jeotermal elektrik santrallerinin çevresel etkilerini değerlendirmek amacıyla Dünya
Bankası ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) ile işbirliği yaptıklarını
belirten Ali Kındap, bu yıl tamamlanacak iki araştırmanın bölge halkının kafalarındaki
tüm sorulara bağımsız ve tarafsız kuruluşlar ağzından yanıt getireceğini belirtti.
Ali Kındap’ın verdigi bilgiye göre Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın “Kümülatif
Etki Değerlendirmesi Çalışması” adlı araştırması, JES’lerin çevresel etkileri
konusunda bugüne kadar hazırlanan en kapsamlı raporlardan biri olacak.
JESDER Başkanı Ali Kındap, “Jeotermalin çevreye etkileri konusundaki gerçekler bu
çalışmalar sayesinde bu yıl aydınlanmış olacak. Jeotermal, yerli, yenilenebilir, temiz
bir enerji kaynağıdır. Jeotermal elektrik santralleri, enerji üretiminde kullandıkları
akışkanların tamamını tekrar yeraltına reenjekte etmektedir. Aksi takdirde santrallerin
verimleri düşer. Avrupa Kalkınma Bankası ve Dünya Bankası’nın çalışmalarının
jeotermal elektrik santrallerinin yenilenebilir ve çevreci niteliklerini tartışmaya yer
kalmayacak şekilde ortaya koyacağını düşünüyorum” dedi.
“ATIKLARIN ZARARI YOK”
Jeotermal santrallerin atıkları hakkında da bilgi veren Ali Kındap, atıklar arasında yer
alan karbondioksitin insanlar, hayvanlar ve bitkiler tarafından da üretilip atmosfere
atıldığını, sera etkisi dışında sağlığa bir zararı bulunmadığını belirtti.
Ali Kındap’ın verdiği bilgiye göre jeotermal santrallerden çıkan bir başka önemli gaz
türü olan hidrojen sülfür ise yerkürede doğal olarak oluşan ve 8 ppb (milyarda 8
parça) gibi çok düşük oranlarda bile çürük yumurta kokusu ile varlığını hissettiren,
renksiz ve yanıcı bir gaz. Hidrojen sülfür, kükürtlü bir bileşen olarak petrol, doğal gaz,
volkanik gazlar ve kaplıcalarda da doğal halde bulunuyor. “Bölgede jeotermal
santraller olmasa dahi hidrojen sülfür kökenli kokunun oluşması normaldir” diyen Ali
Kındap, “Bu gazlar jeotermal santrallerdeki soğutma kulelerinin tepelerinden yukarıya
doğru yüksek hız ve debideki hava akımlarının içine salınır ve hiçbir canlı ile temas
etmeden, yükseklerde konsantrasyonların güvenli seviyelere düşmesi sağlanır” diye
konuştu.
Ali Kındap’ın verdiği bilgiye göre Adnan Menderes Üniversitesi tarafından daha önce
hazırlanan “Jeotermal Enerjinin Çevresel Etkileri” başlıklı raporda da, jeotermal
tesislerin atıkları içinde kirletici gazların son derece düşük olduğu vurgulanıyor.
EFELER’E JEOTERMAL İHTİSAS SERA BÖLGESİ GELİYOR
JESDER’in, jeotermalin ısıtma gücünden yararlanmak için Jeotermal İhtisas Sera
Bölgeleri projesini geliştirdiğini anlatan Ali Kındap, Efeler'de 650 dönümlük bir
alanda kurulacak Jeotermal İhtisas Sera Bölgesi için Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı ve ilgili kamu kurumlarının çalışma başlattığını belirtti. Altyapı
yatırımlarının yaklaşık yüzde 80’i devlet tarafından gerçekleştirilen bölge, jeotermal
santral santrallerinin tedarik ettiği sıcak suyla ısınacak.
Öte yandan Ali Kındap, Denizli Sarayköy’de Zorlu Enerji’nin jeotermal elektrik
santralinden çıkan atık su ile ısıtılacak seranın altyapı çalışmalarının tamamlandığını
belirtti. Kındap’ın verdiği bölgeye göre Sarayköy’de 650 dönümlük alanda kurulan
Jeotermal İhtisas Sera Bölgesinde 2 bin kişi istihdam edilecek.
JESDER, Manisa Alaşehir’de bin 827 dönümlük alanda kurulacak Jeotermal İhtisas
Sera Bölgesi için de çalışmalar sürdürüyor.
Türkiye’de bir ilk niteliği taşıyan Jeotermal İhtisas Sera Bölgelerinin istihdama da
büyük katkı sağlayacağını vurgulayan Ali Kındap, “Kurulmakta olan 3 Jeotermal
İhtisas Sera Bölgesi, yaklaşık 3 bin kişiye istihdam sağlayacak” diye konuştu.
Ali Kındap, Jeotermal İhtisas Sera Bölgelerinin Türkiye’nin tarımdaki kurutma
kapasitesini ve kuru meyve ihracatını artıracağını da dikkat çekti

Next page

Gazete Yenigün