Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün

İzmir Okuma Evi tarihi handa açıldı

Edebiyatçı, çevirmen Sema Postacıoğlu'nun ailesine ait Tarihi Abacıoğlu Hanı'ndaki eski bir yapıyı restore ederek hizmete sunduğu İzmir Okuma Evi, çeviri, yabancı kitapları ve önemli dergileriyle okumayı seven, okumak isteyen herkesi ağırlayacak

İzmir Okuma Evi tarihi handa açıldı

YENİGÜN / Konak İlçesi'ndeki Mezarlıkbaşı semtinden Konak Meydanı'na kadar, ticari faaliyetlerin yoğun şekilde yaşandığı tarihi Kemeraltı Çarşısı'nda bulunan Halim Ağa Çarşısı'ndaki Tarihi Abacıoğlu Hanı'nda, okuma evi açıldı. Edebiyatçı, çevirmen Sema Postacıoğlu'nun ailesine ait eski bir yapıyı restore ederek hizmete sunduğu İzmir Okuma Evi, çeviri, yabancı kitapları ve önemli dergileriyle okumayı seven, okumak isteyen herkesi ağırlayacak. İzmir Okuma Evi, aynı zamanda belirli aralıklarla tarihin önemli edebiyatçılarını anlatan etkinliklere de ev sahipliği yapacak. Mekanın ilk etkinliği, 21 Kasım 2019 tarihinde gerçekleşti. Yaklaşık 40 kişinin katıldığı etkinlikte, Mimar Şükrü Kocagöz, babası Samim Kocagöz'ün yaşamını, yazarlık yönünü ve edebiyata bakışını anlattı. İkinci Dünya, Bir Şehrin İki Kapısı, Yılan Hikayesi, On Binlerin Dönüşü, Kalpaklılar, Doludizgin, Bir Karış Toprak, Bir Çift Öküz, İzmir'in İçinde, Tartışma, Mor Ötesi, Eski Toprak gibi romanların yanı sıra edebiyat dünyasına sunduğu pek çok hikayeyle tanınan 1916 İzmir doğumlu Türk romancı Samim Kocagöz, gerçekleştirilen etkinlikte sevenleri tarafından anılmış da oldu.

ARA GÜLER'LE 
DOSTLUĞU

Yaklaşık üç dakikalık kendi sesinin dinletildiği ve kendisinin yer aldığı bir dakikalık kısa bir filmin gösterildiği programda, yazarın yabancı kitapları hakkında da bilgiler verildi. Aralarında Halikarnas Balıkçısı adıyla bilinen yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın ve şair Attila İlhan'ın yer aldığı, yazarın dostu, fotoğraf muhabiri Ara Güler'in çektiği fotoğrafların hikayesini de anlatan Samim Kocagöz'ün oğlu Şükrü Kocagöz, “Mimar Salih Seymen imzalı İzmir Okuma Evi'ni çok güzel buldum. Böyle mekanların sayısı artmalı. İnsanı insan yapan kültürdür. Mimarlık da, edebiyat da kültürün bir parçasıdır. Bunlar toplumda ne kadar yükseltilirse, toplum da o kadar gelişmiş olur. Küçük damlalar birikince toplumumuzu ileriye götürür. Buranın yapılışı, Türkiye'ye büyük bir katkı” dedi.

YENİDEN DOĞDU

Söyleşinin ardından konuşma yapan İzmir Okuma Evi'nin sahibi Sema Postacıoğlu, “Burası, dedemin, babamın uzun yıllar meslek hayatlarını sürdürdükleri, yarım asırlık tarihi bir bina, yeniden doğdu. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kuşak yazarlarından, en büyüğü, onunla burayı edebiyata açmak, benim için büyük bir olanak, her şeyden öte bir şereftir. Yazarın bilmediğim yönlerini öğrendim. Şükrü Kocagöz'e çok teşekkür ederim. Merak ettiğimiz her şeyi okumak kolay değil. Benim en çok dikkatimi çeken, pek çok elde yazılmış Türkçe eserin günümüze çok uygun, son derece güncel olması” dedi. İnsanları, bu tarihi mekana kitap okumaya davet eden Sema Postacıoğlu, 2020 yılının şubat ya da mart ayında, daha eski, sürgündeki yazarlara odaklanarak bir program hazırlamak istediğini söyledi. İmparatorlukların çöküşü, birinci dünya savaşının ardından baskının arttığı dönemin yazarları üzerine, dünya edebiyatından yazarları anlatan programlar hazırlamak istediğini ifade eden Postacıoğlu, İzmir Okuma Evi'nin ticari bir proje olmadığını, ailesine ait binayı kendi imkanlarıyla sosyal sorumluluk projeleri kapsamında hayır amacıyla hayata geçirdiğini dile getirdi.

 Aydın ÇETİNKAYA

Next page

Gazete Yenigün