Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün

İnternet bağımlılığı ilkokula kadar düştü

Ege Üniversitesi Çocuk Ergen Alkol Madde Bağımlılığı Araştırma ve Uygulama Merkezi(AMATEM)-Enstitü Müdürü Prof. Dr. Zeki Yüncü, çocuklarda internet-teknoloji bağımlığının hızla arttığı ve alt yaş sınırının 8'e kadar düştüğünü söyledi

İnternet bağımlılığı ilkokula kadar düştü

YENİGÜN Yaşamı oldukça kolaylaştıran internet ve teknoloji, yetişkinler için çoktan bir bağımlılık haline dönüşürken, çocukları ise ciddi şekilde tehdit ediyor. Son yıllarda çocuklarda internet ve teknoloji bağımlılığı hızla artarken yaş sınırı ise 8’e kadar düştü. Ege Üniversitesi Çocuk Ergen Alkol Madde Bağımlılığı Araştırma ve Uygulama Merkezi (AMATEM) Enstitü Müdürü Prof. Dr. Zeki Yüncü, anne-babaları uyararak, “İnternet-teknoloji bağımlılığı dediğimiz vakalar ilkokul çağına yani, 8-9 yaşlara kadar düştü. Teknoloji bağımlılığı nedeniyle bize başvurup bizden yardım talep ediyorlar” diye konuştu.


VAKALAR ARTIYOR
 Uyuşturucu madde türleri ve internet bağımlığı gibi birçok bağımlılığın teşhiş ve tedavi merkezi olan AMATEM'de internet bağımlılığı vakaları başvuruları giderek artıyor. AMATEM Enstitü Müdürü Prof. Dr. Zeki Yüncü, "Burada bağımlık olarak uyuşturucu madde bağımlıkları hala ön safhada duruyor ancak şu da bir gerçek ki son zamanlarda teknoloji bağımlılığı gençler açısından önemli bir sorun oluşturmaya başladı. Uzun vadede teknoloji bağımlılığı insanların dikkatini çekecektir. Aileler daha çok sorunlarla karşı karşıya kalacak şekilde görünüyor" dedi


"YAŞ 8'E KADAR İNDİ"
Prof. Dr. Yüncü, internet-teknoloji bağımlılığının çok erken yaşta başladığına dikkat çekerek vaka yaşının 8'e kadar indiğini belirterek, "İnternet-teknoloji bağımlılığı dediğimiz vakalar, ilkokul çağında 8-9 yaşında çocuklarda bile görülüyor. Ailelerin teknoloji bağımlılığı nedeniyle bize başvurup bizden yardım talep ettiklerini söyleyebiliriz. Ama teknoloji kullanımı daha da erken başlıyor. Anne babalar bize ‘cep telefonu ile çok zaman geçiriyor elinden telefonu alamıyoruz, oyundan kaldıramıyoruz' diyorlar" açıklamasında bulundu.


"AİLELER SORUNA YABANCI"
Ailelerin henüz sorunun tam farkında olmadıklarına dikkat çeken Prof. Dr. Yüncü,  "Aileler bu soruna henüz yabancı. Bu bağımlılık, orta ve uzun vadede eğitim alanında büyük bir sorun haline geleceğe benziyor" şeklinde konuştu. Yüncü, anne babaların kendilerine 'Çocuğumuz internet bağımlısı mı ya da bağımlılıktan nasıl kurtarabiliriz?' şikayeti ile geldiklerini ve kendilerinden bir mucize beklediklerini kaydetti. Yüncü, "Burada bütün psikyatri hastalıklarında olduğu gibi bütüncül olarak olguya yaklaşmamız gerekiyor. İnternet-teknoloji bağımlılığının türü nedir? Ne amaçla kullandığı, kaç saat kullanıldığı, diğer etkinliklerde ne yaptığı, başka psikyatrik rahatsızlıklarının olup olmadığını, aile içi risk faktörleri olup olmadığı varsa bunlara ilişkin ailenin çözüm yöntemleri olup olmadığını anlama ve sorgulamaya çalışıyoruz" şeklinde ifade etti.


“OYALANMA ETKİNLİĞİ”
Prof.Dr. Yüncü, çocukların diğer yaşam alanlarında gerekli performansı gösteremediği için interneti oyalanma etkinliği olarak gördüğünü belirterek, “Aile içinde bir kavga, anlaşmazlık söz konusu da olabilir. Dolayısyla çocuk bu nedenlerle bağımlı hale gelmiş olabilir. Okul hayatında sıkıntılar olabilir, adaptasyon sorunu nedeniyle internet ortamında sosyalleşiyor olabilir. Bir takım hobi faaliyetlerinde bulunamıyordur. Dolayısıyla bu olasılıkların belirlenmesi gerekiyor ki hastalığın ve durumun ne olduğu anlaşılsın ve tedavi uygulanabilsin. Sonuçta bu bütün anlattığımız unsurları konuşmadan anlamadan bir tedavi planı yapmak çok da gerçekçi değil" dedi. 


"YETENEKLERİNİ GELİŞTİRİN"
İnternet ve teknolojinin insan hayatını kolaylaştırdığını hatırlatan Enstitü Müdürü Yüncü, "Hayatı kolaylaştıran bir şey eğer uygunsuz kullanılıyorsa hayatı zorlaştırabilir de. Çocuğa ait becerilerin tanımlanması ve desteklenmesi gerekiyor teknoloji kullanmadan önce. Çocuğun bu insani yetenek ve becerileri geliştikten sonra teknolojiyi çocuğun eline vermek gerekiyor.  Yani teknolojiyi çocuğa becerilerine göre sunmak gibi bir anlayışla hareket etmemiz gerekiyor" biçiminde konuştu.

“MADDE BAĞIMLILIĞI YAŞ 13-14-15”
Madde bağımlılığı nedeniyle AMATEM'e başvuranların sayısının çocuk-ergen  yaş olarak kabul edilen 18 yaş sınırını olduğunu ancak bağımlılığın genelde yaş ortalamasının 13-14-15 yaş olarak belirleyebileceklerini ifade eden Yüncü, "Herhangi bir maddenin yararlı olmadığı halde yeniden ulaşmak için çaba sarf ediliyorsanız ve size teklif edildiğinde geri çeviremiyorsanız bu durumun bağımlılık olabileceğini ve dikkatli olmak gerekiyor" uyarısını yaptı. 
Yüncü, bağımlılık yapan maddelerin isimlerini vermenin yarar sağlamayacağını ve arayış içinde olanlara referans teşkil edeceğini belirtti.  Daha varlıklı insanların çocuklarının uyuşturucu kullanma riskinin yüksek olduğu algısı olsa da her kesimden çocukların risk altında olduğunu ifade eden Yüncü, "Ekonomik veya sınıfsal bir ayrım yok. Çünkü her ekonomik sınıftan veya her kategoriden insanın bağımlılıkla sorunu ile karşı karşıya kaldığını söylemek mümkündür. Anne babası eğitimli olsun olmasın her çocuk risk altındadır" diye konuştu.

"2 MİLYONDAN FAZLA"
Yıllık başvuru sayısı ve gelen vakaların hangi madde şikayetinden geldiği yönündeki bilgiler konusunda hassasiyet gösteren Yüncü, "Bu konuda TÜİK'ten alınan ve Türkiye Uyuşturucu İzleme Merkezi (TUBİM)e göre Türkiye'de yüzde 4 gibi bir rakamdan söz ediliyor. Bu da yaklaşık 2 milyon insan eder. Tedavi merkezlerine başvuru sayısı. Aslında bu sayıdan daha fazla oranda insanın muzdarip olduğunu söylemek mümkün" dedi. 

"EN DOĞRU YOL İLETİŞİM KURMAK"
Madde bağımlılığı ve internet-teknoloji bağımlılığı gibi durumların önüne geçmek için oldukça önemli bir reçeteye dikkat çeken Yüncü, "Bu risklere karşı en iyi ve insani yöntem, her anne baba çocuğu ile zaman geçerisin, anne baba olduklarını unutmadan sağlıklı gelişim açısından sürekli iletişim içinde olmaları gerekiyor. Çünkü çocuklar başları sıkıştığında anne babalarına ulaşabiliyorsa ve onlardan destek alabileceklerini inanıyorsa ilk anne babasına gidecektir. Ulaşılabilir, güvenilir olmak, anne babanın sevgisi, bu vazgeçilmez bir durum. Bu saydıklarımız bağımlılığa karşı alabilecekleri en iyi önlemler olduğu gibi aynı zamanda en iyi yöntemdir diyebiliriz" dedi.

Mehmet Emin AL

Next page

Gazete Yenigün