Haberler > Güncel

Yayın Tarihi: 09 Nisan 2021 - 09:06

‘Yönetmelik çok yetersiz üreticiye zarar veriyor’

Üreticilerin gelirlerini artırarak tüketicilerin ucuz ürün tüketmesinin hedeflendiği “Sözleşmeli Üretim” yönetmeliğinin şu an üreticilere zarar verdiğini ifade eden sektör temsilcileri yeni modele geçilmesi halinde üreticinin de sanayicinin de kazanacağını söyledi

Kerim UĞUR / YENİGÜN - Ülkemizde her yıl üretim fazlası nedeniyle para etmediği için çürüyor ya da yollara dökülüyor. Ya da çiftçinin önceki yıl para kazanamadığı için ekim yapmaması kaynaklı ürün bulunamama sorunları yaşanıyor. Öte yandan bu ürünlerin sanayinin ya da ihracatçının olmazsa olmaz ürünleri olması halinde sürdürülebilir ekonomik büyümeye darbe vuruyor. Bu nedenle yaygınlaştırılması hedeflenen sözleşmeli üretim modeli 2008 yılından bu yana yönetmelikteki yetersizlikler nedeniyle uygulanamıyor.

Yeni ekonomik reform paketinde çiftçilerin planlı üretim yapılabilmesi ve ihtiyaç duyulan tarımsal girdilerin doğru zamanda tedarik edilebilmesi amacıyla sözleşmeli üretim modelinin etkin uygulanması için çalışma başlatıldı ifade ediliyor.

ÜRETİCİ DE SANAYİCİ DE KAZANIR

Konuyla ilgili görüşlerini aldığmızı İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, sözleşmeli üretim modelinin iyi şekilde uygulanması durumunda hem üretici hem de sanayici ve ihracatçı için çok faydalı olacağını söyledi.

Sözleşmeli üretim modelini üretim planlaması açısından çok önemli bir araç olarak değerlendiren İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli, “Sözleşmeli üretim ile ilgili olarak eski bir yönetmelik bulunuyor ama işlevsel olarak yeterli değil. Bölgemizde özellikle salçalık domates, turşuluk biber ve salatalık gibi ürünlerde uygulanan sözleşmeli üretim modelinin yaygınlaşması için bugüne kadar yeterince çalışma yapılamadı. Ürünün niteliğindeki farklılaşma, üretimin çok veya az olmasına göre taraflar bazen sorumluklarını yerine getiremeyebiliyor. Yapılan sözleşmelerde taraflar arasında yaşanan uyuşmazlıkların hızlı ve güvenilir bir şekilde çözümü, bu modelin başarısında hayati önem taşıyor” dedi.

HAKEMLİK BİRİMİ ŞART

Sözleşmeli tarım sisteminin, taraflar arasında uyuşmazlık olması durumunda uzman kişilerden oluşan hızlı karar verebilecek bir yapıya ihtiyacI bulunduğuna işaret eden Kestelli, “Yapılan sözleşmelerde garantörlük ve/veya hakemlik sağlayabilecek yetkilendirilmiş kurumların bulunması gerekiyor. Öte yandan tarım sektörüne çok önemli faydalar sağlayacağını düşündüğüm sözleşmeli üretim modeli için tahkim hizmeti verecek kurumsal yapılar şart” diye konuştu.

BİTKİSEL ÜRETİMDE SIKINTI VAR

Mevcut uygulamadaki sorunlar hakkında bilgi veren Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Eski Başkanı Ziraat Mühendisi Ferdan Çiftçi, “Hayvansal üretimde özellikle tavukçuluk ve hindi üretiminde sözleşmeli olarak üretimler yaptırılıyor. Ama buradaki en büyük sıkıntı bitkisel üretimde ortaya çıkıyor. Bitkisel üretimde yoğun olarak kullanılan aslında sanayi tipi üretim yani salçalık domates üretiminde, konserve üretiminde ve turşuluk ürün yapan üreticidir. Bir diğer alanda yine tohumluk üretimde sözleşmeli üretim yaygın olarak kullanılmaktadır” dedi.

VAR OLAN YÖNETMELİK YETERSİZ”

Sözleşmeli Üretim Modeli için 2008 yılında hazırlanan yönetimliğin yetersiz kaldığını ifade eden Çiftçi, “Baktığımızda yayınlanmış bir yönetmelik var ancak bu yönetmelik geçersiz. Bunun sebebi de sözleşmeli üretimin yapıldığı çiftçi ve sözleşmeyi yapan firma ile bir ilişki söz konusu bu ilişkide gücü elinde bulunduran firma olduğu için kuralları belirleyende o oluyor. Piyasanın durumuna göre de sözleşmelere uyulmuyor. Örneğin ürün fazla olduğu dönemlerde sözleşme fiyatlarına uyulmuyor daha çok düşük fiyatlardan gidiyor. Ve bu model üretici fiyatları üzerinde bir baskı oluşturuyor ve bu da üreticide hak kaybına neden olabiliyor. Çünkü üretici örgütsüz olduğu için karşı tarafında güçlü bir sermaye her çiftçiyle her üreticiyle tek tek sözleşme yapıldığı için birini yaptıktan sonra zaten diğerleriyle de bunu yapabiliyorlar. Eğer bir sözleşmeli üretim yapılacaksa çiftçinin örgütlü gücüyle yani kooperatif olur sendika olur hangisi varsa bununla çiftçilerin örgütlü olarak masaya oturması gerekiyor” diye konuştu.

 

İzmir Ticaret Borasıs tahkim birimi olabilir

Dünyada kuru meyve ve pamuk gibi ürünlerin uluslararası ticaretinde bu sistemin kullanıldığını belirten Kestelli, “Hamburg Borsası kuru meyve ticaretindeki anlaşmazlıkların çözümünde başvurulan en önemli tahkim merkezi. Pamukta da İngiltere’deki Uluslararası Pamuk Birliği’nin küresel pamuk ticaretinde ne kadar önemli bir tahkim hizmeti verdiğini biliyoruz. Benzer bir hizmeti Borsamızda gerçekleşen işlemler için İzmir Ticaret Borsası olarak biz de veriyoruz. Üyelerimiz arasında yapılan ticarette ortaya çıkan anlaşmazlıkların çözümünde başarılı bir şekilde uyguladığımız tahkim hizmetimiz bulunuyor. Bu hizmeti, üzerinde titizlikle çalışıp detaylandırarak sözleşmeli üretim modelinde de verebileceğimize ve tüm taraflar açısından güvenilir bir tahkim adresi olabileceğimize eminim” ifadelerini kullandı