Haberler > Güncel

Yayın Tarihi: 09 Nisan 2021 - 13:24

TMMOB’dan, Aliağa’ya ortak tepki, “ALİAĞA, KUŞKULARI BÜYÜTMEKTEDİR”

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, Aliağa’da sökülmesi planlanan asbest içeren gemiye dair yapılan açıklamada, İzmir’in Çernobil’ine atıfta bulundu. Aliağa’da yaşanan sürecin mevzuata uygun olmadığına dikkat çeken kurul, başka ülkelerin kabul etmediği gemilerin Aliğa’ya getirildiğini savundu. Aliağa’da ton başı fiyatın da normalin çok altında olduğunu anlatan kurul, “Aliağa kuşkuları büyütmektedir” dedi.

Halime ERDOĞAN / YENİGÜN - Türk Mimar ve Mühendisler Odaları Birliği (TMMOB) İzmir İl Koordinasyon Kurulu, söküm işleminin gerçekleştirilmesi için Aliağa’ya getirilmek istenilen Brezilya Ordusuna ait NAe Sao Paulo ile ilgili açıklamada bulundu. Kurul adına açıklamayı yapan Çevre Mühendisleri Odası Helin İnan Kınay, “Aliağa Bölgesinde yaşanan çevre ve halk sağlığına yönelik olumsuzluklar TMMOB İl Koordinasyon Kurulu tarafından da yıllardır dile getirilmektedir. Ülkemizde İzmir ili Aliağa ilçesinde Nemrut körfezinde yaklaşık 380 000 m2 arazi üzerinde 22 adet gemi söküm tesisinde yılda yaklaşık 900 000 ton hurda gemi sökülmekte, parçalanarak özellikte demir-çelik sektörü için hammadde girdisi sağlanmakla birlikte, gemi sökümünün yarattığı çevre kirliliği ve işçi sağlığına yönelik oluşturduğu riskler bölge için ciddi bir sorun olmaya devam etmektedir. Gerçekleştirilen uygulamalar ile ilgili olarak karşımıza çıkan tablo ve yaşanan örnekler de kaygılarımızı ve haklılığımızı arttırmaktadır” ifadelerini kullandı.

“GEMİ SÖKÜM AVRUPA ÜLKELERİNDE TERCİH EDİLMEMEKTEDİR”

Yapımına 1957 yılında başlanarak, 1960 yılında tamamlanan, 1963-2000 yılları arasında Fransız Donanmasında sonra Brezilya Donanmasında kullanıldıktan sonra hurdaya ayrılan Uçak gemisi NAe Sao Paulo’nun, çevre ve işçi sağlığı açısından oluşturacağı zarara dikkat çeken İzmir İl Koordinasyon Kurulu, “Hurda gemi söküm işlemleri, çevre ve insan sağlığı açısından kirletici unsurlar taşıması nedeniyle, kontrol altında bulundurulması ve çevre açısından gerekli önlemlerin alındığı bölgelerde yapılması gereken çevresel riski yüksek faaliyetlerdir. Genellikle 20 yaş ve üzeri gemilerin yapımında izolasyon maddesi olarak kullanılan asbestin sökülmesi, geçici ve nihai depolanması, hurda gemilerde faaliyet türlerine göre farklı türde atıkların, ağır metallerin, madensel yağların, Poliaromatik Hidrokarbonların (PAH), Poliklorlü Bifenillerin (PCB), tehlikeli atıkların önemli ölçüde çevre kirliliği oluşturma riski bulunmaktadır. Çevresel riski yüksek olan ve gerçekleştirilmesi halinde gerekli özel önlemlerin alınması ve uygulanması maliyetleri de yüksek olan gemi söküm sektörü Avrupa ülkelerinde tercih edilmemekte, Türkiye’nin lider olarak yer aldığı Gemi Söküm Sektörünün yapıldığı diğer ülkelerin Pakistan, Hindistan ve Bangladeş gibi ülkeler olması bu liderliği sorgulatmaktadır” dedi.

“ALİAĞA, KUŞKULARI BÜYÜTMEKTEDİR”

Kurul, Aliağa’da yaşanan süreçlerin gemi söküm işlemlerinin ulusal ve uluslararası mevzuata uygun ve şeffaf bir şekilde yürütülmediğine dikkat çekti. Aliağa’da yürütülen söküm faaliyetlerinin kuşkuları artırdığına vurgu yapan kurul, “Ülkemizin Atık İthalatında gerçekleştirilen yüksek oranlar ile Atık Çöplüğü Olma politikasını ortaya koymaktadır. Gemi geri dönüşüm faaliyet alanında da Uluslararası Sözleşme ve ulusal mevzuat hükümlerini dikkate almaksızın, içeriğinde sağlığa ve çevreye zararlı maddeler içeren gemiler bir kısım yollar ile karasularına getirilmekte ve bu usulsüzlüklerin ortaya çıkışını engellemek adına büyük bir hızla bu kirli gemiler söküme alınmaktadır. Farklı türlerde tehlikeli madde içeren gemilerin denizin içerisinde ve karada sökülmek suretiyle gerçekleştirilen sökme işleminin karada ve denizde yarattığı çevre kirliliğinin yanı sıra binlerce ton metal içeren gemileri denizde ve/veya kumsalda oksijen kaynağı ile kesme yöntemi ile yürütülen çalışmalarda hava kirletici bileşenleri atmosfere verilmektedir. Aliağa’da gemi söküm faaliyetleri kaynaklı çevresel ve sağlık riskleri karnesi de kuşkuları büyütmektedir” diye konuştu.

“TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN ZARARLAR VERECEK”

Geçtiğimiz yıllarda da çevreye zehir saçan gemi söküm işlemlerinin Aliağa’da gerçekleştiğini belirten kurul, “2015 yılı Ocak ayında Aliağa’ya getirilen zehir yüklü gemi Kuito, mevzuat hükümlerine aykırı olarak ülke karasularına getirilmiş, Çevre Mühendisleri Odası ve İzmir Barosu’nun yürüttüğü hukuki süreçlere rağmen baştankara edilerek çok kısa süre içerisinde sökülmüştür. Söküm işlemi tamamlandıktan aylar sonra İzmir 3. İdare Mahkemesi tarafından yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Sökümü yapılan gemiden çıkan atıkların türü ve miktarı, nasıl bertaraf edildiği, radyoaktivite içerip içermediği, sökülen parçaların nereye gönderildiği yönünde herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Kuito Gemisi ile yaşanan süreç 2016 yılında ETHANE adlı sıvılaştırılmış doğal gaz tankerinin sökümü sırasında da yaşanmış, açılan davalar ve alınan yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen Gemi Sökümü gerçekleşmiştir. Son günlerde; yapımına 1957 yılında yapımına başlanarak, 1960 yılında tamamlanan, 1963 -2000 yılları arasında Fransız Donanmasında sonra Brezilya Donanmasında kullanıldıktan sonra hurdaya ayrılan Uçak gemisi NAe Sao Paulo’nun SÖK Denizcilik tarafından açık arttırma yolu ile satın alınarak Aliağa’ya söküm için getirileceğine dair haberler paylaşılan CLEMENCEAU sınıfı geminin İMO NO: MMSI 710442000 PWSP kaydının bulunduğu bilinmektedir. Yapım yılı da göz önünde bulundurulduğunda, asbest ve radyoaktivite dahil olmak üzere önemli miktarda tehlikeli ve zararlı atık içerdiği, söz konusu geminin savaş gemisi olması itibari ile nükleer denemelerde kullanıldığı iddia edilmektedir. Yapım yılı ve teknolojisi göz önüne alındığında yüksek miktarda tehlikeli ve zararlı atık içeren bu gemi ile ilgili iddiaların doğru olması halinde, çevreye ve canlı yaşamına telafisi mümkün olmayan zararlar vereceği bilinen bir gerçektir” açıklamasında bulundu.

“UCUZDUR VARDIR BİR HİKMETİ”

Kurul, geminin, ton başı fiyatının normal fiyat ortalamasının çok altında yapıldığına dikkat çekerek, “Geminin alım fiyatı ton başına 75 $ olduğu iddia edilmektedir. Gemi Söküm Sektöründe ortalama metal fiyatının ton başına 450$ olduğu bilinmektedir. Satın alma fiyatı piyasa ortalamalarının çok altında olan bu geminin fiyatı “ucuzdur vardır bir hikmeti” sorusunu da gündeme getirmektedir. Geminin Avrupa’da bulunan Gemi Söküm tesislerinde sökülmemesi, Hindistan’da bulunan tesislerde sökümünün gerçekleştirilememesi nedeni ile Aliağa’nın seçildiği iddiaları bulunmaktadır. Hindistan’ın sökmeyi kabul etmediği Gemiyi Aliağa’da sökülmek üzere hangi gerekçe ve koşullarla kabul edilmiştir? Aliağa Gemi Söküm Tesislerinde 1974 yılından beri sökülen gemilerden çıkarılan her türden tehlikeli zararlı kimyasal sınıfından olan bileşenlerin miktarı, nerede ve nasıl arıtıldıklarına dair belgelerin kamuoyu ile paylaşılması gerekmektedir. Ülkemizde atık ithalatı ve atıkların ülkemize giriş yolları yaşanan sorunlar örneğinde; Gaziemir`de 2007 Yılında tespit edildiği ortaya çıkan, ülkemize girişi yasak olan, nasıl geldiğine dair bilgi paylaşılmayan radyoaktif atıklarla ilgili sürecin hala devam ettiği, Gaziemir halkının radyoaktif atıklarla birlikte yaşadığını bir kez daha hatırlatırken; gemide bulunması muhtemel radyoaktif atıkların nasıl bertaraf edileceği hususu çevre ve halk sağlığına ilişkin endişelerimizi arttırmaktadır. Ülkemizin atık ithalatı sürecinde Avrupa’nın ürettiği ancak kendi topraklarında bertaraf etmediği, başka ülkelerin kabul etmediği atıkların gönderildiği bir çöplük haline getirilmesi kabul edilemez. Gemi hakkındaki iddialar ile ilgili olarak sorularımıza ilgili kurum, kuruluş ve kişiler tarafından belgelerle birlikte cevap verilmeden, kamuoyu bilgilendirilmeden geminin ülkemiz karasularına girişine izin verilmemeli, söküm işlemi gerçekleştirilmemelidir. Aksi durumda, sürecin hukuksuzca yürütüldüğü ve fiili durumla tehlikeli atığın ülkemize sokulduğuna dair endişelerimiz pekişecektir” dedi.