Haberler > Gündem

Yayın Tarihi: 17 Mayıs 2021 - 11:39

İzmir'de logosunda 'kuş' olan tek belediye Çiğli'de hayvanlar sağlıklı, hayvanseverler mutlu

Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmalarına yansıyan Çiğli Belediyesi’ne dair memnuniyet oranları, ayrıntılı araştırmalarda bu başarıda veterinerlik hizmetlerinin de önemli bir payı olduğunu gösteriyor. Başkan Gümrükçü, bu başarı için, “Çalışmaların tamamı Çiğli’deki insanların, hayvanların, bitkilerin eşgüdüm halinde, uyum içinde bir ekosistemde yaşamasının gerekliliğidir” diyor.

Halime Erdoğan / Yenigün Çiğli Belediyesi, İzmir’in yanı sıra Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmalarında başarılı bulunan belediyeler arasında yer alıyor. Belediyenin bünyesinde bulunan Veterinerlik İşleri Müdürlüğü ise, hem hayvanseverler hem de anket çalışmalarında öne çıkıyor. Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü’ye, başarılı hayvan politikalarını sormak ve yapılan çalışmaları yerinde görmek için kendisiyle Çiğli Beleyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’nde bir araya geldik. Merkezde 5 veteriner hekim ve çok sayıda personel görev yapıyor, günlük ortalama 45 hasta bakılıyor, 20’nin üzerinde kısırlaştırma operasyonu gerçekleşiyor. Sahada 3 araç aktif olarak çalışıyor, bu araçlar hem yaralı hayvan anonslarına gidiyor, yaralı hayvana ilk müdahaleyi yaparak, merkeze getiriyor hem de tıpkı Emniyet Müdürlüğü’nün asayiş ekipleri gibi sahada görev yapıyor. Veteriner İşleri Müdürlüğü’nde hasta hayvanların yatış ve barınması için hazırlanmış 84 köpek, 120 kedi barınma kapasitesi bulunuyor. Mutluluğu gözlerinden okunan hayvanları severken Başkan Gümrükçü’ye, hayvanlarla olan ilişkisini sorarak söyleşimize başlıyoruz. Başkan Gümrükçü hayvanlarla olan ilişkisini, “Ben köyde büyüdüm. Koyun, keçi besledim, onlarla oynadım. Hatta bir ördek besleme maceram da oldu. Küçük yaştan itibaren ailem beni hayvan sevgisiyle yetiştirdi. Belediye Başkanı olduktan sonra da Çiğli’de yaşayan hayvanların, insanlar gibi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan bir anlayışı ortaya koymaya gayret ettim” sözleriyle anlatıyor.

“KÖPEKLE, HAYVAN HAKLARI POLİTİKASI İMZALADIM”

İlçede yaşayan hayvanları, “Sokak sakinleri” olarak adlandırdıklarını belirten Başkan Gümrükçü, “İlçemizde 200 bin civarında hemşerimiz, 20 bin civarında da sokak hayvanımız var.  Onlar da aynı güneşin altında yaşıyor ve biz onları sokak sakinlerimiz diye adlandırıyoruz. 2019 Ekim ayında, Çiğli’deki sahipsiz bırakılmış sokak sakinlerine dair 5 maddelik bir Hayvan Hakları Sözleşmesini, sokak hayvanları adına Fox isimli bir barınak köpeğimizle imzaladım. Bu şehirde sahipsiz hiçbir canlının olmadığını bütün canlıların Çiğli Belediyesi koruması altında olduğunu kamuoyuna duyurduk. Belediye personelimizin evcil hayvanlarını ayda 1 defa Belediyeye getirebilecekleri “Patili Bir Bün” uygulamasına başlattık. Türkiye’de bir ilk olan bu uygulama ile Belediyemizim çalışanları her ayın ilk Cuma günü evcil hayvanlarıyla birlikte çalışmaya geliyorlar. Bu uygulama ile bir kedi veya köpekle birlikte yaşamın her ortamda mümkün olacağını, her insanın bir hayvan sahiplenmesi gerektiğini vurguladık. Pandemi döneminden önce iki defa tüm hayvanseverleri ve çocuklarını bir araya getirdiğimiz Pati Festivali gerçekleştirdik. Mahalle sakinleri ile yaptığımız toplantılarda hayvanları sevenler kadar, sevmeyenlerin de olduğunu gördük. Bunların iyi bir dengesinin oluşturulmamız gerektiğini biliyorduk, Belediye olarak onlara iyi bir hizmet vermemiz lazım, bu işimizin bir parçası, Belediyeciliğin yüzde 10’u veterinerlik ve sokak hayvanlarına ilişkin olduğunu söyleyebiliriz, Sokak sakinlerimizin popülasyonunu kontrol altına almak için yapmamız gerekenlerde kısırlaştırma ve halkımızın hayvan sevgisi üzerine farkındalığını arttırmayı ön plana aldık. Çalışmalarımızı bu yönde dizayn ettik.

“YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ YAPTIK, KIRIK OPERASYONLARI İÇİN EKİPMANI ALDIK”

Hayvanlara daha iyi hizmet verebilmek için hem kapasite artışı hem de ekipman alımı yapıldığını aktaran Başkan Utku Gümrükçü, “Veterinerlik İşleri Müdürlüğümüzün çatısı altında halka ilişkiler birimi oluşturduk. Çok yoğun talep alıyoruz ve geçmişte sorular doğru muhatabını bulamadan, vatandaşta memnuniyetsizlik oluşabiliyordu. Doğru iletişimle birlikte talepte ciddi bir artış olduğunu gördük. Yoğun talep artışını karşılamak için, Çiğli’deki hayvan severlerin bir meclis çatısı altında örgütlenmesine destek verdik. Onların görüşlerini belediyeye aktaracak bir ara yüz oluşturduk. Çiğli Hayvan Hakları Meclisi, bizim buradaki en güçlü iş ortağımız oldu. İkinci bir husus, bir köpeği yakalayamazsanız, aşılayamazsınız, kısırlaştıramazsınız. Bu sebeple yakalama ekipman ve personelinde artış sağladık. Tedavisi yapılan sokak sakinlerini geçici süre barındırmanız lazım, barındırma kapasitesiniz azsa, iyi hizmet veremezsiniz. Kapasite artışı yaparak 46’dan 84’e çıktık, yüzde yüz civarında artış sağladık. Önümüzdeki günlerde bu kapasiteyi 120’ye çıkartmayı hedefliyoruz. Devraldığımız noktanın 3 katına çıkartacağız. Biz bunlarla kalmadık, hayvanlara daha sağlıklı bir ortam sağlamak için betonların üzerine plastik bir örtü koyduk. Orada bakımlarını yapıyoruz. Kedi ve diğer canlıların kaldığı yerlerde kafes, dezenfekte işlemleri alanlarında da birçok geliştirme yaptık. Bu malzemeleri belediye bünyesinde üretmeye başladık. Kırıklara müdahale edebilmek için ekipman satın alımı yaptık. Sokak hayvanlarının da yoğun bakım ihtiyacı oluyor. Yoğun bakım ünitesi yaptık. Daha gidecek çok yolumuz var ama başladığımız noktanın fersah fersah ilerisindeyiz. Bütün anketlerde Çiğli Belediyesi’nin olumlu çıkmasındaki en büyük etmenlerden birinin, veteriner hizmetlerinde yaptığımız ‘devrim’ denilebilecek uygulamalar olduğunu gözlemliyorum. Bu durum müdürlük bazlı anketlere de yansıyor. Bir anket firması, ‘Veteriner hizmetleri müdürlüğünden memnun olan bir kitle yaratmışsınız, bu başka yerlerde yok’ dedi. Arkadaşlarımız gerçekten büyük bir özveriyle çalışıyorlar. Gece gündüz demeden sadece Çiğli’de değil, diğer ilçelerdeki hayvanların tedavisi için de çalışıyorlar. Mesela Bayraklı sahilinde ölü bulunan dokuz flamingo için ilk müdahaleyi biz yaptık’’ dedi

“LOGOMUZDA KUŞ VAR’’

Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü, logosunda hayvan amblemi olan bir belediye olduklarına dikkat çekerek, “Hayvanların da hakları olduğuna yönelik bir bilgilendirme faaliyeti yaptık. Hayvanlara eziyet eden yurttaşlarımızın da kanunlar çerçevesinde cezalandırılacağını belirten afişlerle kentimizi donattık. Veterinerlik işlerimiz zabıtayla da iş birliği içinde çalışıyor. Hayvanlara yanlış muamele yapanlara yönelik gereken cezayı anında uyguluyoruz. Bu çalışmaların tamamı Çiğli’deki insanların, hayvanların, bitkilerin eşgüdüm halinde uyum içinde bir ekosistemde yaşamasının gerekliliğidir. Benim dünyaya bakış açım böyle. Çiğli diğer ilçelere göre daha özel bir ilçe, çünkü içinde Kuş Cenneti var. Logosunda bir hayvan olan Türkiye’deki nadir belediyelerden biriyiz. Bizim logomuzda flamingo var. Biz 30 bin ila 100 bin arasında flamingoya ev sahipliği yapan bir ilçeyiz. Kuşların başkenti diyebileceğimiz Çiğli, her hayvana aynı değeri göstermelidir diye düşündük ve bu çalışmaları yaptık. Önümüzdeki süreçte hem personel hem ekipman hem de fiziki şartlar anlamında daha güçlü bir Çiğli Belediyesi Veterinerlik İşleri Müdürlüğü oluşturacağız” diye konuştu.

Veteriner Hekim Mustafa Yalçın

VETERİNER HEKİM YALÇIN, “2020’DE 4 BİN 650 BAŞVURU ALDIK”

Çiğli Beleyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’nü yöneten, Veteriner Hekim Mustafa Yalçın’dan yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldık. Yalçın 4 ayrı birim olarak çalıştıklarını ifade ederek, “Klinik birimimize haftada ortalama 350 hasta geliyor. Günlük yaklaşık 45 hasta bakıyoruz. Her gün 22 civarında kısırlaştırma hastamız oluyor. Biz burada 5 veteriner hekim çalışıyoruz. Köpek barındırma kapasitemiz 84, kedi barındırma kapasitemiz ise 120. Burada tedavi edilen hayvanlar, tedavileri tamamlandıktan sonra alındıkları yere geri bırakılıyorlar. Aylık 200’e yakın kısırlaştırma yapıyoruz. Ayda bir defa ilçemizdeki hayvan severlerle ortak çalışarak kısırlaştırma operasyonu yapıyoruz. 2020 yılında bin 650 kısırlaştırma yaptık. 2018 yılında bin 850 civarında başvuru olmuş, bu rakam 2020 yılında 4 bin 650 olarak gerçekleşti. Vatandaştan bize gelen talepte çok ciddi bir artış var. Sahada 3 araç görevlendirdik, arkadaşlarımız ihtiyaç anında hemen müdahale ediyor, buraya getiriyor. İnsanların tedavi süreçlerinde nasıl ki erken müdahale önemliyse, bu durum hayvanlar için de geçerli” dedi.

“ÇEVRE İLÇELER DE BİZİ ARIYOR”

Veteriner Hekim Yalçın, birçok çevre ilçeden vatandaşın da Çiğli Belediyesi’nin veterinerlik hizmetlerine müracaat ettiğini belirterek, “Biz sahipsiz hayvanlara hizmet veriyoruz. Çiğli sokaklarında yaşayan hayvanlar, Çiğli nüfusuna dahildir. Onlar da Çiğlilidir.  Başkanımız onlara ‘sokak sakinlerimiz’ diyor, 20 bin civarında sokak sakinimiz var. Bu anlayışla birlikte, vatandaşın bize bakış açısı da değişti. İnsanların teveccühü, güveni arttı. Daha çok vatandaş talebi oluşmaya başladı. Hem yerinde müdahaleler hem de bize gelen hasta sayısında ciddi bir artış oldu. Özellikle klinik çalışmalarda memnuniyet oranının yüksek olduğunu düşünüyoruz. Tabi ki eleştiri de olabiliyor ama tedavide başarı oranımız yüksek. Halkla ilişiler alanımızı da güçlendirdik. Burada memnuniyetin artması çevre ilçelerden hayvan severlerin de buraya yönelmesini sağladı. Eskiden Çiğli’de ikamet eden insanlar başka belediyelerin, veterinerlik işlerini arıyor, yardım, tedavi istiyordu. Şimdi ise çevre ilçelerden insanlar bizi arıyor, bize geliyor. Eskiden burada kırık ameliyatları yapılmıyordu, 120Bin liraya yakın bir maliyetle bu eksiğimizi tamamladık, şimdi ise ekipman konusunda özel bir hastanede olması gereken tüm ekipmanlara sahibiz kırık ameliyatlarını da burada yapmaya başladık” diye konuştu.

“BESLENME, TEMİZLİK VE DEZENFEKSİYON ÇOK ÖNEMLİ”

Hayvanların beslenmesi içi artık değil kuru mama kullanıldığını anlatan Veteriner Hekim Yalçın, hastalıkların bulaşmasını önlemek için temizlik ve dezenfeksiyonun önemine vurgu yaparak, “Geçici Bakım Evlerinin temizliği çok önemli. Biz başka bir işte kullandığımız bir arkadaşımıza, ‘Hadi sen gir, bugün barınağı temizle, yemini, suyunu ver’ demiyoruz, bu konuda bize destek olmak için hayvan sever bir arkadaşımız geliyordu ve hiçbir ücret almadan yapıyordu. Bu arkadaştan Utku Başkanımız haberdar olunca onu işe aldı. Gerçek bir hayvansever, hem temizliyor, hem besliyor hem de hayvanlarla ilgileniyor, çünkü onları çok seviyor. Beslenme noktasında kuru mama kullanıyoruz, kesinlikle yemek artığı vermiyoruz. Çünkü artıkların içinde peçete, kürdan çıkabilir, artıklar bozulabilir, hayvanlara zarar verebilir, kemik yedirmeyi de uygun bulmuyoruz. Toplam bütçemizin üçte birini kuru mamaya ayırıyoruz. Bizim mama için harcadığımız para, ilaç için harcadığımız paradan daha büyük çünkü hayvanlar sağlıklı beslenmeli. Beslenme, temizlik ve dezenfeksiyon hayvan sağlığı için çok önemli. Patili dostlarımızın birbirine bulaştırabileceği çok sayıda hastalık var bunun için dezenfeksiyon çok önemli, hayvanları hijyenik koşullarda barındırmaya çalışıyoruz. Merkezlerde kolay temizlenebilir, dezenfekte edilebilir materyaller kullanıyoruz. Bizi, ‘hayvanlar neden taşın üstünde yatıyor’ diye eleştirenler oluyor. Oraya ahşap ya da halı, battaniye koyduğunuzda bulaşıcı hastalığa zemin hazırlıyorsunuz. Bunların dezenfeksiyonu çok zor. Biz şu anda bunun için plastik paletler satın aldık, betonun üzerinde yatmıyor, plastik paletin üzerinde yatıyor ve bu plastik paletler kolay dezenfekte edilebiliyor. Hatta temizliği daha verimli yapabilmek için, araba yıkamak için kullanılan tazyikli su makinalarından 2 adet satın aldık. Bu makinelerle sıcak suyla yıkama yapacağız, bu yağların da akmasını sağlayacak. Piyasada çok sayıda dezenfektan firması var, merkezlerimiz için uluslararası geçerliliği olan bir firmanın ürünlerini alıyoruz. Yani dezenfektanı Kovid süreci başlamadan önce de kullanıyorduk” açıklamasında bulundu.

“UTKU BAŞKAN, İYİ BİR HAYVANSEVER”

Yalçın’a, Başkan Gümrükçü’nün hayvanlarla olan ilişkisini sorduğumuzda ise “Utku Başkanımız kesinlikle iyi bir hayvan sever. Biz burada sahipli hayvanlara hizmet vermediğimiz için, sokak hayvanları için yardım isteyen, tedavi için alıp buraya getiren vatandaşlarımız çoğunlukla hayvan severlerlerden oluşmaktadır. Buraya gelen hayvan severlerin birçoğu kadar hayvan sever bir belediye başkanımız var. Başkanımız, verimli olma mantığıyla hareket ediyor. Bu dönem Veteriner işleri Müdürlüğü yıldızı en çok parlayan müdürlüklerden biri oldu diyebilirim. Kadromuz hayvanlar için en iyisini yapmayı hedef edinmiş bir kadro. Üst yönetim bizi destekledikçe, taleplerimizi yerine getirdikçe, çalışmakta olan personelimiz daha gayretli çalışıyor. Eksiklerimiz var, aşama aşama eksikliklerimizi gideriyoruz. 2018’deki yıllık bütçemiz 850 bin liraydı. 2020’de 2 milyonun üzerindeydi, 2021 için 3 milyon TL civarında bütçemiz var. Bu para memur, personel giderlerini içinde barındırmıyor sadece hayvanlarla ilgili harcanıyor. Memur maaşları, araçların mazotu, yıkama makinelerinin alımı bizim bütçemize dahil değil. Bunları da toplarsak yıllık bütçemiz 5 milyonun üzerinde çıkıyor” açıklamasını alıyoruz.

“TEDAVİYE GELEN FARE, BURADA YAŞAMAYA KARAR VERDİ”

Veteriner Hekim Yalçın, kedi, köpek dışında birçok hayvana da hizmet verildiğini aktararak, “Yaklaşık 5 bin tane suluk ve mama kabı dağıttık. Parklara beton suluklar yerleştirdik. Lokantalar, yemek fabrikaları, kafeler kapalı, bunların etrafında olan, oralardan beslenen sokak hayvanlarımız var. Bu sebeple biz pandemi sürecinde ve özellikle sokağa çıkma kısıtlamalarında, düzenli olarak sokaklarda besleme yaptık. Bunu Çiğli Hayvan Hakları Meclisi ile eşgüdümlü, organize olarak yaptık. İlçe dışından çok talep alıyoruz. Örneğin günde 8 randevu veriyoruz, 3 tanesi Çiğli’den, 5 tanesi dış ilçelerden. Daha önce sadece telefonla randevu veriyorduk, şimdi dijital platformda vatandaşlarımız randevularını alabiliyorlar. Biz tabi ki öncelik olarak özellikle kısırlaştırmalarda ilçemizdeki yurttaşlarımıza öncelik veriyoruz. Hayvanları Koruma Kanunu, yaban hayvanlarını kapsamıyor. Yaban Hayvanlarıyla ilgili görev, milli parklara verilmiş durumda ama biz, bize kuş getiren insana, ‘Kuş bizim sorumluluğumuzda değil, alın bunu Milli Parklar Müdürlüğüne götürün’ demiyoruz. Tilki, kurt, ayı gibi çok özel hayvanlar olmadıktan sonra kaplumbağa, martı, flamingo, kartal, karga, fare, at, kirpi gibi yaralı hayvanlar geldiğinde tıpkı, kedi, köpek gibi onların da tedavisini yapıyoruz. Onlarla ilgili de dışarıda çalışmalar yapıyoruz. Mesela, inşaat ustası vatandaşın biri bir gün elinde fareyle buraya geldi. Fareye köpekler saldırmış, fare yaralanmış. Tedavisini yaptık. Fare bize alıştı, burada yaşıyor artık. Kimseye saldırmıyor, kendi mamasını yiyor. Bir iş arkadaşımızla iyi bir diyalogu var, O’nun kucağına çıkıyor, arkadaşlarımız da onu seviyor. Bir tane at gelmişti, hayvanın vücudunun bir tarafı komple açıktı. 50’nin üzerinde dikiş attık. Yaklaşık 8 ay süren bir tedavi süreci oldu, tamamen iyileşti ve sahiplendirdik. Şu an Manisa’da bir çiftlikte. Kendi kendine tedaviye gelen kedilerimiz oluyor. Bir tanesi kliniğin önüne geldi ve durdu. Miyavlıyor, aldık, muayene ettik. Vücudunda enfeksiyon varmış. Tedavisini yaptık. Çevreye sorduk, mahallenin kedisi değil, tanıyan yok. Kendisi yürüyerek geldi, tedavisi bitince de sahiplendirmek için hayvansever arkadaşlarımızdan destek aldık’’ dedi.