Haberler > Güncel

Yayın Tarihi: 07 Nisan 2021 - 08:36

“En çok kepenk Konak’ta kapandı”

Türkiye'de esnafın en çok kepenk kapattığı ilçenin Konak olduğuna dikkat çeken CHP Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu, “Darbe vurulmuş bir kentte ekonominin sağlıklı olması mümkün değil” dedi

Halime ERDOĞAN / YENİGÜN - CHP Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu, Yenigün Gazetesi’ni ziyaret ederek, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Gruşçu, Konak Hareketi’ni değerlendirerek, “Konak Hareketi, siyasi temsilcilerimiz aracılığıyla görüştüğümüz bir çalışma, arkadaşlarımız süreci takip ediyorlar. Bu hareketin temsilci olduğunu ifade eden arkadaşımızla yapılan görüşmeler doğrultusunda, ilçe örgütümüzün yaptığı çalışmaların içine dahil olacaklarını söyleyebiliriz. Kurumsal anlamda Cumhuriyet Halk Partisi’nin temel ilke ve değerleri üzerinden hareket edeceğini ifade eden, bundan sonraki süreçte de kurumsal yapımıza uygun olarak takibini sağlayacağımız bir hareket. Biz, hiçbir arkadaşımızdan, parti içinde böyle bir süreci geliştirmesini talep etmeyiz ama bu süreci geliştiren arkadaşlarımız da sürecin içine dahil olurlar. Gültepe bölgesinde özellikle hareketli olduğunu bildiğimiz bu sürecin, bundan sonra o bölgede küskünlük ve dargınlıkları bitirebileceğine, aynı zamanda iktidara giden partimizin, bir araya gelmesi adına, bence değerli bir yaklaşım olacaktır” dedi.

 

“SİYASİ BİR ÇALIŞMA OLACAK”

Konak Hareketi’nin, partinin bir kolu olarak değerlendirilebileceğini ifade eden Başkan Gruşçu, “Temel noktamız, kutuplaşmadan, hiçbir partili arkadaşımızın kendini dışarıda görmediği bir süreci geliştirmek. Bu da bizim üzerimize düşen bir görev. Bu noktada bu hareketi geliştiren arkadaşımızla da birlikte hareket edeceğiz. Kendisi belediyede memurdu, memurluk görevinden istifa etmiş, en yakın zamanda da kendisine parti rozetimizi takarak, dayanışmamızı birlikte yürüteceğiz. Bu hareket için siyaset üstü bir hareket diyemeyiz. Siyasi partinin bir kolu olarak değerlendirmek gerekir. Biz partimizin temsilciler anlamında bir kolu oluştuğunu düşünüyoruz. Farklı bölgelerde de bu alanda gelişim göstermek gerekir mi, bunu düşünmek, değerlendirmek lazım. Sadece Gültepe değil, Eşrefpaşa, Kadifekale, Güzelyalı, Alsancak, Basmane gibi bölgelerimiz var. Biz bölgesel anlamda, üzerine çalışılması gereken bölgeleri tayin ederek, bu tür bir çalışmayı sürdürmek, yürütmek noktasında olabiliriz. İktidara giden bir partinin, kendi siyasi iç dinamiklerini değerlendirerek yürüdüğü bir çalışmanın da siyasi olacağını söyleyebiliriz” diye konuştu.

 

“BİR DOKUNUYOR, BİN ‘AH’ İŞİTİYORUM”

Konak ilçesinde esnaf ziyaretleri yapan Başkan Gruşçu, “Esnaf, ‘Bıçak, kemiği deldi, geçti’ diyor. Ben Konak’ın Gültepe’sinde, Kadifekale’sinde, Eşrefpaşa’sında, Alsancak’ında, Basmane’sinde yani her yanında geziyor, esnafımızın, vatandaşımızın gözlerinin içine bakıyorum. Ben her omuzuna dokunduğum esnaftan bin ‘Ah’ işitiyorum. Hepsi, şu anda hükümetin pandemi şartlarında vermediği destekten ötürü yakınıyor. Biz, ‘Esnaf Bakanlığı kuralım. Bu bakanlık, bu işe ne kadar ciddi baktığımızı ve devletim tüm imkanlarını esnafımızın ayakta kalması için verdiğimizin göstergesi olur’ dedik. Yapmadılar. ‘Sicil affı çıkartın, stopajı kaldıralım, en az 2 bin 500 olmak üzere kira desteği verelim, esnafın yanında çalıştırdığı personel için 3 bin 100 lira belirleyeceğiniz asgari ücretin içinde işveren yükümlülüğünü kaldıralım, işveren nefes alsın’ dedik. Hiçbirini yapmadılar, kabul etmediler. Şu anda esnafımızın hali işler acısı. 5 bin liradan başlayıp, 25 bin liraya kadar kira ödeyen esnaf var. Hepsi kan ağlıyor. ‘Bize bin liralık destek verildi, elektriğimi, doğalgazımı, personel maaşını, stopajını mı ödeyeceğim’ diyerek, kepenk kapatma noktasına geldi” açıklamasında bulundu.

Bir kuru ekmeğe muhtaç aileler var”

Türkiye genelinde en çok kepenk kapatan esnafın Konak İlçesinde olduğunu dile getiren Başkan Çağrı Gruşçu, “Konak İlçesi şu anda Türkiye’de en çok kepenk kapatan ilçe. Konak’ın, İzmir’in finans merkezi olduğunu düşünürsek, darbe vurulmuş bir kentte ekonominin sağlıklı şekilde yürüyebilmesi, yoksulluğun ortadan kaldırılabilmesi mümkün değil. Gültepe’de birçok aileyi ziyaret ederek, sosyal yardımlar yapıyoruz. 8 bin 500 aileye dokunduk. O ailelerden birinin hikayesini, hepsinin adına paylaşmak istiyorum. Evi rutubetli, tek katlı kerpiç bir evde yaşamak zorunda olan 6 nüfuslu bir aile. Bu ailenin, reisliğini yapan baba, Kemeraltı’nda çay ocağı işletmecisi, dükkanını pandemi nedeniyle kapatmak zorunda kalmış, kepengi indirmiş. Evinde elektriği yok. Suyu kesik ama Büyükşehir Belediyemiz ücret talep etmemiş, suyu açmış. Evde, 3 öğrenci var. Öğrencilerimizin bırakın tabletinin olmasını, elektrik olmadığı için ders göremiyor. Yoksulluk ve açlık almış başını gidiyor. Her gün 1 kuru ekmeğe talim ettiklerini söyleyen baba, ‘Evime 5 kuruş destek almadım’ diyor. Çay ocağı esnafı olup, kepengini kapatmak zorunda kalan bu aileyi görmezden gelen bir yaklaşım olabilir mi? Bu tabloyu görünce bizim vicdanımız sızladı. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesi gerekirken, o evdeki 3 çocuk her gün yatağa aç giriyor” ifadelerini kullandı.

Devlet-İ Aliye kültürü yok edildi”

Hükümete sosyal devlet çağrısında bulunan CHP’li Gruşçu, “Esnafını kucaklayan bir yaklaşım, oluşmuş ve gelişmiş olsaydı, devlet gelenekleri tam anlamıyla yerine gelmiş olsaydı, o hanede sefalet olmazdı. Osmanlı’nın Devleti Aliye kültürü vardı. Şu an gelinen noktada, mevcut iktidar, Osmanlı’nın bu geleneğini dahi ayaklar altına aldı. Devlet, ciddiyetsizlikle yönetilmeye çalışılıyor. Ancak yönetilemediğini görüyoruz. Türkiye’de tüm sivil toplum örgütleriyle, sendikalarla, devletin kurumlarının temsilcileriyle, yerel yönetimlerimizle, muhtarlarımızla aynı masa çevresine oturup, temel sorunları ciddi şekilde tartışmaya ve çözüm üretmeye ihtiyacımız var. Bunu süratle gerçekleştirmek zorundayız. O zaman esnafın, emeklinin, öğrencinin, işçinin sorunu çözülür. Biz bunu başarırsak Devlet-i Aliye kültürü, geleneği, hoşgörüsü yeniden ortaya çıkar. Artık etnik, mezhep kimlikleri üzerinden siyaset yapma dönemi sona ermiştir. Sosyal kimlikler üzerinden sorunları tartışmalıyız” dedi.