Haberler > Güncel

Yayın Tarihi: 26 Haziran 2019 - 08:45

“ATATÜRK gibi düşünmeyi öğretiyoruz”

Güçlerini Türk tarihinden aldıklarını ifade eden 1881 Derneği'nin Genel Başkanı Borga Sezer, “Amacımız Türklüğün ebedi önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerinin ışığı altında Türk devrimlerini incelemek, korumak, yaymak, yaşatmak, Atatürk’ü anlamak ve O’nun gibi düşünmeyi öğretmek” dedi

Genel Merkezi Karşıyaka'da bulunan 1881 Derneği'nin Genel Başkanı Borga Sezer ve derneğin Yönetim Kurulu üyeleri, Yenigün Gazetesi'ni ziyaret etti. 1881 Derneği Genel Başkanı Borga Sezer, derneğin 2016 yılında kurulduğunu hatırlattı. Sezer, kendilerini Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'ni emanet ettiği Türk gençleri olarak tanımlayarak şunları söyledi; “Atatürk devrimlerinin savunucusu ve yılmaz bekçileriyiz. Türkiye Cumhuriyeti'nin ekonomik, siyasi, eğitim ve askeri yönden tam bağımsızlığından yanayız. Hiçbir siyasi partiye ve kuruma bağlı olmayan ve de bağlı olmayacak, Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlık seviyesini hedef seçmiş, gücünü Türk tarihinden alan, aklı ve bilimi yol gösterici kabul eden Atatürk milliyetçisi olanların buluştuğu, adamlar birliğinden oluşan bireyler topluluğuyuz. İnsana, sanata ve doğaya saygılı, aklı hür, vicdanı hür bireyleriz. Derneğimizin amacı; Türklüğün ebedi önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını, düşünce ve ilkelerinin ışığı altında Türk devrimlerini incelemek, araştırmak, korumak, yaymak, yaşatmak ve belgelerle kamuoyunu doğru bilgilendirmek, Atatürk’ü anlamak ve O’nun gibi düşünmeyi öğretmek. Türk kültürünü araştırmak, tanıtmak, yaşatmak ve yaymak amacıyla kurulmuş bir derneğiz.”

“TÜRK TARİHİNE ÖNEM VERDİK”

Dernek olarak ticari bir faaliyetleri olmadığını aktaran Sezer, “Atatürk ile ilgili bir şey alıp satmıyoruz. Kendimizi yenileyen, devingen bir derneğiz. Her zaman geçmişimize bakıyoruz ve geleceğimize yön çiziyoruz. 1881 Derneği, hem Türk devrimcisi hem Türk milliyetçisidir. Burada parti isimleri kullanmıyoruz. Farklı görüşten arkadaşlarımız burada yan yana oturabiliyor” dedi. Öncelikle Türk tarihine önem verdiklerini ve bununla ilgili eğitimler aldıklarını hatırlatan Sezer, “Kurulduktan sonra ilk 6 ay dersimize çalıştık. İlk önce Türk tarihine önem verdik. Tarihimizi doğru şekilde öğrenmemiz lazım. Atatürk ile ilgili çok sıkı dersler aldık. Göktürkçe dersleri bile aldık ve Göktürkçe'yi tanıtmaya çalıştık. Kadınların ve çocukların eğitimine ayrı bir önem veriyoruz. Kadınlarımızı kazandığımız an çocuğumuzu, çocuğumuzu kazandığımız an geleceğimizi kazanırız” dedi.  

YEREL TOHUM PROJESİ

1881 Derneği Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel (Ata) Tohum Dağıtım Projesi Sorumlusu Hamza Kozdere, projeyle ilgili şu bilgileri verdi; “Biz projeyi hayata geçirmeden önce hibrit tohumlar kullanılıyordu. Pek çok kanser vakası yaşandı. 20 yaşındaki çocuklarımız kanserden ölünce hiç şaşırmıyoruz. Yaklaşık 15-16 yıldır bu tohumları kullanıyorduk. Bizim tohumlarımızı ise İsrail kullanıyor. Elimizde yerli tohum kalmamış. Biz şimdi bu yerel tohumlarımızı geri getiriyoruz. Projemizin adı; 'Tarımda da Ebedi Kahramanlarımızın Yanındayız'. Projemiz; İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı tarafından hibe ile desteklenmektedir. Sosyal alanda faaliyet gösteren bir dernek olarak; Ege ve Marmara Bölgelerinde tarımla uğraşan şehit ailelerimizin ve gazilerimizin her daim ve her alanda yanlarında olduğumuz için, bu projeyi hazırladık. Projemize şehit ve gazi ailelerimizle başladık. Daha sonra projeyi her ilçede yapmaya başladık. Proje İzmir'den Ege Bölgesi'ne yayıldı, sonra Türkiye'nin her yerinden talep gelmeye başladı. Biz de bu taleplere karşılık verdik. Bu tohumun üretilmesini istiyoruz. Biz size bir avuç verelim, siz bize iki avuç verin ki dağıtalım diyoruz. Projemiz devam ediyor. Tohumumuza sahip çıkmak zorundayız. Gelecek nesillere dayanıklı GDO’suz, sağlıklı ve leziz ürünlerin yerel tohumlarının aktarılmasını, aynı zamanda kendi tohumlarını üreterek ülke ekonomimize ve aile bütçelerine de katkı sağlanmasını, üretimde de yerel tohum kullanımının artmasını, toplumun geniş kesminde yerel tohum hakkında farkındalık oluşturmasını hedefliyoruz. Yerel tohum yoksa gelecek de yok diyoruz.”


'HER BEBEK İÇİN BİR AĞAÇ'

Genel Başkan Yardımıcı Çiğdem Sabuncuoğlu ise bu yıl Kuvayı Milliye ruhunun 100'üncü yılı anısına her doğan yeni çocuk için bir ağaç dikilmesi projesini hayata geçirdiklerini ifade ederek, “İl sınırımızda doğan 1881 çocuğumuz için ağaç dikilmesi projesine adım attık. Atatürk, ağaçlandırmanın toplum için ne kadar önemli olduğunu biliyordu. Halkımıza bu çalışmanın Atatürk için çok önemli olduğunu tekrar hatırlatmak istedik. Projede devamlılık esas olacak. Böylece 10 binlerce ağaç dikmiş olacağız. Projeyi okullara da taşıyacağız. Çocuklar ağaçları korumayı öğrenecek” dedi.