Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün

Görme engellilerle dört oyun sahnelenecek

11 yıl önce feminist tiyatro topluluğu hayalini, 'Tiyatro Nienor'u kurarak hayata geçiren Ebru Atilla Sağay, yaklaşık üç yıldır da görme engellilerle birlikte sesli tiyatro gösterileri gerçekleştiriyor

Görme engellilerle dört oyun sahnelenecek

YENİGÜN / Kuruluşundan bu yana pek çok oyunu yazan, yöneten, sahneleyen ve oynayan Ebru Atilla Sağay, gözleri görmeyen 12 tiyatro oyuncusuyla dört projesi üzerinde çalışıyor. Pirandello'nun 'ağzı çiçekli adam' oyununa, haftanın belirli günlerinde Mavibahçe'de çalışan topluluk, 2020 yılının ilk performansını ocak ayında sahneleyecek. Pek çok kurumdan teklifler aldıklarını, hangi mekanda oynayacaklarına, değerlendirme yaptıktan sonra karar vereceklerini ifade eden Tiyatro Nienor kurucusu Ebru Atilla Sağay, özellikle belediyelerin ve Mavibahçe alışveriş merkezinin çok istekli olduğunu söyledi.


"BAŞ KÖR OLDUM"
Engelliler için farkındalık oluşturulmak isteniyorsa yılın sadece belli günlerinde engellileri anmamak gerektiğini dile getiren Sağay, hayatlarını kolaylaştırıcı projeler üretmek yerine hayatına dahil olmak gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:
“Ben de onların hayatına dahil olarak adeta baş kör oldum. Onlarla iletişim kurmak isteyen herkes beni arıyor. Onlarla çalışmaya başlayınca şunu farkediyorsunuz, bütün sistemi yanlış kuranlar, gören insanlar. Yani eksikliği olmayan insanlar. Onun için sadece 3 Aralık'ta onları hatırlamayalım, onların hayatına dahil olalım.” 
Sanatta sınır tanımadıklarını kaydeden Sağay, “Ben kör taklidi yaparak neden oyun oynuyorum ki bu çağda. 2020'ye geliyoruz. Hala mış gibi oyunculuklar var. Oysa onlar görüyormuş gibi yapmıyor. Ben onlardan gören bir insan gibi davranmalarını beklemiyorum.Sadece kendi resmi dilleri olan Braille yazı dillerini okumalarını bekliyorum.” dedi.


DEVLET TİYATROSUNDAN SÖZ
“Bu alfabenin basımı bizim için çok zor. Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı'nda parayla bastırabiliyoruz ancak 12 kişilik bir oyunun 12 kopyasını almak çok maliyetli oluyor. Belediye yetkilileri, arızalı cihazlarını tamir ettireceklerini ifade etti. Sanırım yakında bize bu konuda destek olacaklar. Bu cihaz, Buca'daki engelliler merkezine konulacak. Bunun dışında İzmir Atatürk İl Halk Kütüphanesi bizlere gönülden destek oluyor. Şimdiye kadar oyunlarımızın çoğunu orada bastırdık. Sayelerinde ben de baskı yapmayı öğrendim. Onlara çok teşekkür ediyorum. Bence İzmir'de en iyi çalışan görme engelli kütüphanesi, Atatürk İl Halk Kütüphanesi'dir. Değişim, gelişim çoktan başladı. Üç yıldır çalışıyor olmamız bunun kanıtı. Üç yıl önce yayınevlerinden, tiyatro merkezlerinden teklif almıyorduk. Ancak şimdi Bornova Şehir Tiyatrosu sesli betimleme cihazı bile getirtti. Bu çok büyük bir başlangıç. Artık her oyunlarını körler de rahatlıkla seyredebiliyor. Bir kulaklarına sesli betimleme cihazı takarak oyun takip edebiliyorlar. Bu konuda İzmir Devlet Tiyatrosu'ndan da söz aldık, bu projeyi yakında hayata geçireceklerini söylediler.”


RESMİ YAZI DİLLERİ YOK
“Çok güzel bir dernekten bahsetmek istiyorum. Sesli Betimleme Derneği, kısa adı SEBEDER. Türkiye çapında, filmleri sesli betimlemeye çeviriyorlar. Bazı kısa film festivalleri bile bu yöntemi kullanmaya başladı. Arkadaşlarım sergi açtığında beni arıyor, “Onları sergiye getirmemiz için ne lazım?” diye soruyorlar. Bunun çözümü çok basit. Kitapçıkları Brill basabilirsek, her yere gelirler, sanatçılarla tanışırlar, bilgi alabilirler, heykele dokunarak neden sergiyi izlemesinler? Görme engelliler bunları istiyor ama onlara bu kaynakları sunamıyoruz. Sistemin tamamen sesli betimlemeye dönüşmesi, okur yazarlığı ortadan kaldırır. Tamamen sesli betimlemeye geçilmesine karşıyız. İki üniversite bitirdikleri halde, noterde herhangi bir işlem yaptırdıklarında, ya da bir sağlık ameliyatı olacak, okur yazar olmadıklarında şahit isteniyor. Parmak izi basan bile var. Oysa hepsi üniversite bitirmiş insanlar. Brill alfabesini resmi yazı dili olarak tanıdığımız zaman, onların önünden çok büyük engelleri kaldırmış oluruz. Avrupa'da da resmi yazı dilleri yok. Yurtdışında sadece belli birkaç bölgede yazı dilleri kabul ediliyor. İmkanım olsa, oradaki sistemi Türkiye'ye, İzmir'e getirmek isterdim, bu kendi çabamla pek mümkün değil, hükümet, belediye yetkililerinden destek almadan bu mümkün değil.” Yeni sezonda dört oyun sergileyeceklerini söyleyen Ebru Atilla Sağay, 10 Aralık'ta Uşak Üniversitesi Sanat Çalıştayı'na katılacaklarını, çalıştayda, engellilerin sanat üzerine yurt dışında çalışabilmelerini sağlacak bir federasyon kurulmasını önereceklerini anlattı.


"ÜNİVERSİTEDE BRİLL
ALFABESİNDE KİTAP YOK"

Katip Çelebi Üniversitesi Psikoloji Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi, tiyatro oyuncusu Fahrettin Kürşad Düdük de Brill alfabesinin önemine değinerek, İzmir'de Brill alfabesinin Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Aşık Veysel İlkoğretim Okulu'nda bulunduğunu, ortaokulda, lisede de uygulandığını ancak üniversite müfredatında yer almadığını vurguladı. Düdük, “Doğuştan değil ama, erken doğumdan dolayı görme engelim var. Sadece sol taraftan biraz ışık görebiliyorum. Brill alfabesi konusuna gelecek olursak, ben okurken ilkokulda, ortaokulda vardı. Hala var olduğunu biliyorum. Lisede ise görme engeli olmayan bireylerle okuyoruz, ama kitapları Milli Eğitim Bakanlığı Brill alfabesinde basıyor. Derslerde ses kaydı yaparak not alınması mümkün. Hocalar da bir ayrım yapmıyor. Sınavlarda sorular bana sesli olarak okunuyor. Ben cevabımı söyleyince, okuyan kişi tarafından yazılıyordu. Üniversitede Brill alfabesinde kitap yok. Online olarak pdf veya yazı dosyalarını zorlanarak çeviriyorum” dedi.


"Tek kolumuzu tutsunlar ya da hiç tutmasınlar"
Tiyatro Nienor'a son katılan oyunculardan olan Serdar Fırtına ise bir oyuncunun kolunun kırılması üzerine Tiyatro Nienor ekibine davet edildiğini belirtti. Fırtına, "Toplulumumuzun, eskisi kadar bilinçsiz olduğunu düşünmüyorum. Bilinç çok arttı. Bir engelli gördüklerinde hemen yardım teklif ediyorlar. Bu çok önemli bir şey. Bu bazı engellileri rahatsız eden de bir şey. Bir de bazen bizi çift kolla tutanlar var. Lütfen böyle şeyler yapmasınlar. Tek kolumuzu tutsunlar, ya da hiç tutmasınlar. Yan yana gidelim, normal insanlar gibi, yürüyelim diyebilirler" diye konuştu. 

Aydın ÇETİNKAYA

Next page

Gazete Yenigün