Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün

Engelli bir yolculuk

Muhabirimiz Aydın Çetinkaya, bir gününü bedensel engeli Oktay Canbolat'la birlikte geçirdi. Normal bir günde engellilerin karşılarına çıkan olumsuzluklara şahit oldu

Engelli bir yolculuk

YENİGÜN / 1997 yılında açılan sınavla SGK'da çalışmaya başlayan yürüme engelli Oktay Canbolat'la İzmir'de engellilerin yaşadığı sıkıntılarıyla ilgili bir araya geldik. Aynı zamanda Bedensel Engelliler Yaşam Derneği (BEYDER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olan Canbolat,  daha önce koltuk değneği kullandığını, 2008 yılından bu yana tekerlekli sandalyede yaşamını sürdürdüğünü ifade etti. Genlerinde olan hastalığın zamanla yüzeye çıktığını ifade eden Canbolat, hastalığın 2008 yılında durdurulduğunu söyledi. 


FARKIMIZ YOK
Bir engellinin kamu kurumu da dahil olmak üzere hep geri planda kaldığını, tekerlekli sandalye ile yaşamını sürdüren kişinin bir masaya yanaştığında sağlıklı bir insandan hiçbir farkının olmadığını söyleyen Canbolat, “Gerek devletin, gerek hükümetin, gerek valilerin, kurumların en büyük yanılgısı, engelli için ayrı alan dizayn etmeleri. Bu yanlış. İş yerim SSK bloklarında. Büyük bir alan ve zeminden çok yüksek. Bu alanda bir tarafa merdiven asansörü yaptılar ama bir gün çalışıyorsa üç ay çalışmıyor. Engellilere ayrı, sağlıklılara ayrı masraf yapmak yerine, aynı mekanizma içerisine, aynı alanda hem engelli, hem sağlıklı vatandaşlar için dizayn edilmiş alanlar oluşturulmalı. Merdivenlerin yanına yapılacak rampalar, bir engellinin hayatını kolaştırmasına fayda sağlayacaktır” dedi.

KALDIRIM KULLANMIYOR
Asıl engelin zihinde olduğunu anlatan Canbolat karşılaştağı problemleri şu sözlerle anlattı; “Herkes bir engellidir. Bireyin sağlıklı olması engelinin olmadığı anlamına gelmez. Bir engelli benim yolumu kısalt demekten çok, bana yol aç der. Özellikle İzmir'de kaldırımlarda yürümüyorum. Ulaşımımı anayoldan sağlıyorum. Kaldırıma rampasından çıkınca, başka engeller oluyor, bazen inişi mümkün olmuyor. Konak'tan Bayraklı'ya giderken aşağı yukarı, bütün durakların kaldırımları çöp tenekesine çıkıyor. Özellikle Buca, Karabağlar'da ulaşım, ciddi manada zor. İzmir'in yeni belediye başkanı bir gün tekerlekli sandalyeye oturdu,  bundan kazanım ne oldu? Sonuç ne? Ben, işin o kısmını göremedim. Bizim halimizi gerçekten anlamak isterse, yanına hiçbir şekilde destekçi, yardımcı, koruma almadan şehirde gezmeyi, yolları kullanmayı, otobüse binmeyi, tramvaya binmeyi, gün içerisinde o sandalyeden kalkmadan ister akülü ister manuel kullanmayı denesin. İşte o zaman bizim ne hissettiğimizi anlayabilir. Ulaşım görevlileri bizlere yardımcı olmak istiyorlarsa eğitim almalılar. Özellikle 23 numaralı otobüs hattında çalışan şoför arkadaş, işini layıkıyla yapıyor, takdir ediyorum. Asansör bozuk olduğunda Üçyol Metro İstasyonu'ndan nasıl çıkmayı başarabilirim? Çıkış yolum olmadığı için, geri dönüyorum, tekrar Metro'ya biniyorum”


“İŞTE TEŞVİK OLMALI”
Tramvaydan, vapurdan çok problemi otobüslerde yaşadıklarına vurgu yapan şöyle devam etti:
"Engellinin kendine ait zaten maaşı var, çalışmak istediğinde ise maaşı kesiliyor. Bu sefer de çalışma şevki kalmıyor. Engelli, çalışmak istese de çalışamıyor. Engelli çalışsa da aynı parayı alıyor, çalışmasa da. Buna teşvik olarak engelli maaşı kesilmezse, çalıştığı para yanına kalıcak. Bu onun iş arama arzusunu kuvvetlendirecek. Teşvik olması lazım. Engellinin maaşından alınan SGK primleri, vergiler engelliye aktarılırsa, en azından biraz daha fazla kazanabilirse, bu bile çalışma isteğini daha da artırır.”


ABSÜRT SÖZLER
“En büyük sorun ulaşım. Tüm merdivenlere rampa yapılmalı. Asansörler dar, beklerken, içine binerken zorlanıyoruz. Üçyol Metro sürekli problemli. Bizlerden bir eşyadan bahseder gibi “A bu varmış” diyorlar. Ya da istenmeyen bir şeyden bahseder gibi, asansörden çıkarken bekleyen vatandaşlar, “Aaa, bu varmış”, genelde biz yerimize geçmek istediğimizde, “Arkadaki otobüsü bekle”, “Yer yok”, “Acil işim var, yetişmem gerekiyor, sen sonrakiyle gel”, “Babanın tapulu malı mı?” gibi absürt sözlere maruz kalıyoruz. Olumlu örnekler de var. Özellikle Karşıyaka bölgesinde şoförler itinayla kaldırıma çok iyi yanaşıyor. Ayrıca aracın engelli rampasını da kendisi açıyor. Ama her bölgede durum böyle değil. Narlıdere bölgesinde de çok iyi uygulama var. Bu hatlarda çalışan şoförler galiba özel seçilmekte, engelliye daha duyarlı davranıyorlar. Donanımlı bir şekilde engellinin kendi hakkını bilmesi çok önemli. Pek çok engelli vatandaş hakkını bilmiyor, aramıyor. Ben onlara genelde 5378 sayılı kanunu okumalarını tavsiye ediyorum. Çıkartıp baş uçlarına koysunlar. Engellilerle ilgili istihdam olsun, sağlık olsun, eğitim olsun, ulaşım olsun her türlü haklar güvence altında. Daha iyisi yapılabilir mi, tabiki yapılabilir ama çok iyi gelişmeler oldu.”

Aydın ÇETİNKAYA

Next page

Gazete Yenigün