Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün

CHP İzmir Milletvekili Sındır hükümeti deprem üzerinden eleştirdi: “İktidarın İzmir planı duvara toslayacak”

CHP’li Sındır, iktidar kanadını deprem sürecinde yaşananlar üzerinden eleştirerek “Bakan Kurum’un tutumunu yanlış, sakat ve siyasi buluyorum. Biz bir sonraki seçimde İzmir’i alalım’ gibi gizli, örtülü bir niyet olduğunu düşünüyorum. Kimse kimseyi kandırmasın ” ifadelerini kullandı

CHP İzmir Milletvekili Sındır hükümeti deprem üzerinden eleştirdi: “İktidarın İzmir planı duvara toslayacak”

Halime ERDOĞAN / YENİGÜN - CHP İzmir Milletvekili ve TBMM Deprem Araştırma Komisyonu Üyesi Kamil Okyay Sındır, Bayraklı ve Bornova Bölgesi’ndeki çadırkentleri dolaşarak depremzedelerin sorunlarını dinledi ve sürece ilişkin gözlemlerini Yenigün’e anlattı. Sındır, “Çalışmalarda ciddi koordinasyonsuzluk var” iddiasında bulundu.

 

“İLK ETAPTA AFAD UMKE VE DE KIZILAY YOKTU”

Kızılay’ın süreçte sönük kaldığını ifade eden CHP İzmir Milletvekili Sındır, “Deprem doğal afettir tanımını reddediyorum. Deprem bir doğa olayıdır, onu afete dönüştüren insanoğludur. İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde ‘Ortak akıl’ buluşması oldu. Bilim insanları, konunun uzmanları, STK’lar, siyasilerin katılımıyla gerçekleşti. Buraya İzmir Valiliği, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Hotar’ın katılım göstermemiş olmaması büyük bir eksiklikti. Çünkü yaşanan süreç tüm toplumun sorunu, bu siyasi bir etkinlik değil. Ben depremin hemen ardından Bayraklı’ya geldim. Parti olarak hemen bir görevlendirme yapıldı ve ben Yağcıoğlu Apartmanı ve Barış Sitesinde nöbet tuttum. İlk etapta ne AFAD ne UMKE ne de Kızılay yoktu, sadece Büyükşehir Belediyesi’nin ekipleri, AKS ekibi ve itfaiyesi vardı, 1 saat içinde 55 kişiyi enkazdan çıkarttılar. Kızılay deprem sonrası benim gözlemimce çok sönük kaldı, çevik davranamadı. AFAD ve UMKE’nin ekiplerinin çalıştığını gördük. Ben ciddi bir koordinasyonsuzluk gördüm.” diye konuştu.

“İKTİDAR FIRSAT YARATMA PEŞİNDE”

Devletin tüm kamu kurum ve kuruluşlarıyla bir bütün olduğunu vurgulayan Sındır, “Bu bir toplumsal mesele, bunun üzerinden siyasi çıkar sağlamaya çalışmak utanç verici, alçakça bir şey. Samimi olarak ve doğru koordinasyonla bu süreci yürütmemiz lazım. Devletimiz tek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘Tek devlet, tek millet, tek vatan, tek bayrak’ diyor ya, eyvallah. Vatandaş böyle bir afette karşısında devleti görmek istiyor. Vatandaş yerel, merkezi, bakan, Cumhurbaşkanı ayrımı yapmaz, ‘Devlet nerede’ der. Devletin kurumları, kamu kurumlarıdır. Belediye de bir kamu kurumudur. Devletin kurumları arasında koordinasyon içinden olmaktan kaçınma durumu söz konusu, bunu gördük ve hala yaşıyoruz. Büyükşehir Belediyemiz hala dışlanıyor, yok sayılıyor. Bölgeyi, altyapısını, üstyapısını bilen yerel yönetimdir, AFAD bilmez ki bunu. İzmir’e yıllardır sahip olma derdinde olan merkezi yönetimin, siyasal iktidarın, depremden bir fırsat yaratma peşinde olduğu izlenimini görüyorum. Bu da acı verici bir durum” ifadelerini kullandı.

“İKTİDARIN, GİZLİ, ÖRTÜLÜ PLANI VAR”

“Bizim Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere tüm milletvekillerimiz İzmir’e geldi. Yıkım alanları, çadır alanları, toplanma alanlarında bir görev paylaşımı yapıp, 2-3 kişilik gruplar olarak dağıldık” diyen Sındır, “Geceleri dahil olmak üzere nöbet tutarak görev yaptık. Olması gereken de budur, devlet budur. Tabi Cumhurbaşkanı da gelecek, bakanlar da gelecek. Elbette Cumhurbaşkanı’nın ya da bakanların burada oturup nöbet tutmasını bekleyemeyiz. Önemli olan ise bir bakanın, yıkıntının üzerine çıkıp da fotoğraf vermesi kadar acı bir görüntü de olamaz. Yıkıntının üstüne çıkıp, yıkıntıyla beraber tek başına fotoğraf çektirmesi inanılmaz acı bir durum...İzmir yerelini yok sayan, çeşitli toplantılara Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i çağırmayı bile düşünmeyen, ‘Deprem koordinasyonu yapıyorum’ diyerek, belediyelerimizi çağırmayan bir anlayışla karşı karşıyayız. Bu durum ülkeyi yöneten siyasi iktidara yakışmıyor. ‘İzmir’i seçimlerde bir türlü alamadık. Şu an önümüzde bir fırsat var, bunu iyi değerlendirelim. Buradan siyasi çıkarım, fayda sağlayalım. Vatandaş yereli kötü bizi yüce bilsin. Biz bir sonraki seçimde İzmir’i alalım’ gibi gizli, örtülü bir niyet olduğunu düşünüyorum. Kimse kimseyi kandırmasın” diye konuştu.

“BAKAN KURUM’UN SÖZLERİ YETKİ GASPIDIR”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’u sert dille eleştiren CHP Milletvekili Sındır, “Büyükşehir Belediye Başkanımız alandan hiç ayrılmadı. Kendi halkının, kendi hemşerisinin sıkıntılı olduğu durumda, göstermelik değil, samimi olarak, sorunlara çözüm üreterek, görevini yaparak alanlardaydı. ‘Bu kente olan borcumu sonuna kadar ödeyeceğim’ diyerek, görevini layıkıyla yaptı, yapmaya da devam ediyor. İmar planı yetkisi AKP’den önce tamamen yerel yönetimlerindi. İmar, yerelin ihtiyaç ve öncelikleri doğrultusunda, gelecek planları noktasında karar vermesi gereken bir konudur. Nereye ne kadar nüfus yoğunluğu gelecek, kaç katlı bina yapılacak, bunun kararı dünyanın her yerinde yerel yönetimlerindir. Bu yetki, bu iktidar tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na alındı, üstüne Bakanlığa bir de müdahale yetkisi verildi. Çevre Bakanlığı, 100.000’lik çevre planı düzenlemesi denilen, birkaç ili de kapsayan, havza bazında çevre düzeni planlarını yapabilir. Bu yereli aşan bir konudur. Kalkıp 5000’lik, 1000’lik planlara müdahil olmak, ‘Bunları ben yaparım’ demek, ‘yerel yönetimleri ve halkı yok sayıyorum. Ben ne dersem o olur’ demektir. Çevre Bakanı Murat Kurum, ‘Ben şunu yaptım, ben bunu yapacağım. Şu kadar kat olacak, emsali yüzde 20 artırabilirim, onu yaparım, bunu yaparım’ diye dolaşıyor. Senin işin değil o, o yerelin işi! Yerel ve Bakanlık elbirliğiyle ihtiyacı tespit edip, çalışma yürütmeli. Koca ikiz kuleleri diktiler, Bakan Kurum onları yıkacak mı? ‘Buraya 5 kat veririm’ diyor, peki o gökdelenler ne orada? Sayın Kurum, ‘Bu benim işim’ diyor. Kanundan gelen yetkiyi almış, ben o yetkiyi tartışıyorum. O, yanlış bir yetki. Ben Bakan Murat Kurum’un sözlerini yetki gaspı sözler olarak görüyorum” dedi.

 

“KURUM’UN TUTMU YANLIŞ VE SAKAT”

Sındır konuşmasında yarıca “ Sayın Bakan Kurum’un tek başına, İzmir’i sanki o yönetiyormuş gibi afet sonrası süreçteki tutumunu son derece yanlış, sakat ve siyasi olarak görüyorum. Üzüntü duyuyorum. Bugüne kadar İzmir’de nasıl duvara tosladılarsa bugünden sonra da aynısını yaşayacaklar” dedi.

Next page

Gazete Yenigün