Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün

Chp Aydın Milletvekili Bülbül' den YSK' a eleştirisi..

Chp Aydın Milletvekili Bülbül' den YSK' a eleştirisi..

YSK 6 Mayıs’ta “Bir kısım sandık kurullarının, ilçe seçim kurullarınca kanuna aykırı oluşturulması ve bu hususun da seçim sonucuna müessir olması nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaliyle yenilenmesine” 4’e karşı 7 oyla yani oy çokluğu ile karar verdi.


31 Mart seçim sonucunu iptal eden karara imza atan 7 YSK üyesi hakimlerin verdikleri bu hukuksuz kararla deyim yerindeyse “yatacak yerleri yoktur”.


İstanbul seçiminin yenilenmesi kararı, Seçim Kanununun, YSK’nın yerleşmiş içtihatlarının ve seçim için çıkardıkları genelgelerinin açıkça ihlalidir. YSK tüm bunları bir kenara bırakmış yasaya, hukuka, genelgelere aykırı karar vermiştir.


Şöyle ki; YSK’nın 31 Mart seçimleriyle ilgili yayımladığı seçim takvimine göre, sandık kurullarının oluşumuyla ilgili itiraz süresi, 2 Mart 2019 tarihinde sona ermiştir. Kurul’un bu konuda emsal kararları da bulunmamaktadır.


 YSK, Bursa Mustafakemalpaşa’daki bazı sandık kurulu başkanlarının aynı zamanda Mustafakemalpaşa Belediyesi’nde görevli olduğu gerekçesiyle yapılan itirazı, seçim takvimine uygun tarihte başvuru yapılmadığı için reddetmiştir.

 

Kurul’un 20 Nisan 2019 tarihli kararı şöyledir:

“Kurulumuz tarafından yapılan değerlendirme neticesinde; Sandık kurullarının teşkiline ilişkin itirazların Yüksek Seçim Kurulunun 13/12/2018 tarih ve 2018/1105 sayılı kararı ile kabul edilen Seçim Takvimine göre 2 Mart 2019 tarihinde kesin olarak karara bağlanması nedeniyle tam kanunsuzluk iddiasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.”


Erzurum Pasinler ilçe Belediyesi seçimlerine yapılan itiraz da bu çerçevede reddedilmiştir. YSK, ilçe seçim kurulu başkanına, yeterli sayıda kamu görevlisi bulunmaması halinde, seçim kurullarında kamu görevi yürütecek kişileri görevlendirme yetkisi vermektedir.

 

YSK’nın 31 Mart seçimleriyle ilgili yayımladığı 139 sayılı genelgenin, “seçim kurullarının belirlenmesiyle”  ilgili 10. maddesi şu hükmü içermektedir:


“İlçe seçim kurulu başkanı, sandık kurulunun kalan bir asıl ve bir yedek üyesini belirlemek için önce, 298 sayılı Kanunun 22. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bildirilen listeden sandık kurulu başkanı olarak belirlenmeyenler arasından, ihtiyaç duyulan sandık kurulu üye sayısının iki katı kamu görevlisini ad çekme suretiyle tespit eder ve bu kişilerden mani hali bulunmayanları sandık kurulu asıl ve yedek üyesi olarak belirler. Üyeliklerin bu şekilde doldurulması mümkün olmazsa, eksiklikler, ilçe seçim kurulu başkanı tarafından, o çevrede bulunan ve sandık kurulunda görev verilmesinde sakınca olmayan kimseler arasından tamamlanır.”


Bu çerçevede, kamu görevlisi sayısı yeterli olmadığı bir koşulda, ilçe seçim kurulu başkanının sandık kurulunda görev alacak kişileri belirleme, söz konusu kişilere kamu görevi sorumluluğu verme hakkı ve imkanı vardır.


Bu nedenle sandıkta oy kullanan seçmenin, adayın ve partilerin kamu görevlilerinin sandık başkanı ve sandık görevlisi belirlenmesi sürecine müdahalesi yoktur. Seçmen bu kararla cezalandırılmaktadır. Karar, hukuka, mevzuata, akla ve vicdana aykırıdır.


Sandık başkanları ve üyeleri, AK Parti iktidarının tayin ettiği kaymakam ve mülki idari amirlerinin gönderdiği listelerden yine HSK’nın belirlediği ilçe seçim kurulu hakimleri tarafından belirlenmektedir. Yani sandık başkanı ve üyelerinin kamu görevlisi olup olmadığı konusunda, o sandıkta oy kullanan seçmenin, adayın ve seçime giren siyasi partilerin hiçbir tercihi yoktur. Ayrıca bu kişilerin seçim sonuçlarını etkilediğine ilişkin somut kanıt da yoktur. Sandıkta AK Parti ve MHP’nin sandık üyeleri ve müşahitleri var olup oy kullanma sürecinde ve sayımda hiçbir itirazları bu sandıklarda olmamıştır. Tüm bunlar ortadayken seçimin iptali tümüyle hukukun katledilmesidir, seçmenin cezalandırılmasıdır.

Bunun yanı sıra, aynı zarf içinde Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Belediye Meclis Üyeliği, İlçe Belediye Başkanlığı ve Muhtarlık olmak üzere 4 pusula bulunmaktadır. Yani seçim kurulunun, aynı zarf içinde 1 pusulada usulsüzlük yapıp, 3 pusulada uygun davranmış olmasının mantıklı hiçbir açıklaması olamaz. Sadece Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptal edilmesinin tek nedeni İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesidir. Yıllardır yönettikleri bütçeyi kaybetme korkusudur. Ancak bilinmesi gerekir ki korkunun ecele faydası yoktur.

YSK hukuku bir kenara itmiş ve iktidarın baskısı, müdahalesi altında bu kararı vermiştir. Bu hukuk değil darbedir. YSK darbesidir! Seçmen iradesine müdahaledir. Memleketin seçim değil geçim derdinin olduğu bir süreçte alınan bu karar Türk Hukuk ve siyasi tarihine kara bir leke olarak düşmüştür. Hak ederek seçimi kazanan Ekrem İmamoğlu’nun mazbatası iptal edilerek 16 Milyon İstanbullunun iradesi ve sandık iradesi yok sayılmıştır. YSK’nın bu talimatlı darbesine, İstanbul seçmeni 23 Haziran’da gereken cevabı Ekrem İmamoğlu’nu İstanbul Büyükşehir Başkanı seçerek verecektir.


23 Haziran’da Herşey çok güzel olacaktır..


Next page

Gazete Yenigün