Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün

Beyin pili ile hayata tutundu

İzmir’de yaşayan Erdinç Balkan 2010 yılında Parkinson ile tanıştı. Hareket yavaşlığı ile başlayan hastalık bulguları zaman içerisinde giderek arttı. 2014 yılında kaybettiği Parkinsonlu ağabeyi onun bu hastalıkla mücadelesini daha da arttırdı.

Beyin pili ile hayata tutundu

‘’Parkinson’un öldürmeyip süründürdüğünü çok iyi biliyorum’’ diyen Erdinç Bey, bu hastalığın onu daha fazla sosyal hayattan koparmasını istemiyor ve bir an önce iyileşmek istiyordu. Araştırmaları sonucu beyin pili tedavisi ile bu hastalığın çözümsüz olmadığını öğrendi. Medipol Üniversitesi Parkinson Hastalığı ve Hareket Bozuklukları Merkezi (PARMER) Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ali Zırh tarafından gerçekleştirilen beyin pili tedavisi ile sağlıklı günlerine geri dönen Erdinç Bey, operasyon sonrası sosyal hayatına kaldığı yerden devam etmesinin yanı sıra çok sevdiği avukatlık mesleğini de yapmaya devam ediyor.


Kişilerin günlük yaşantısına darbe vuran Parkinson hastalığı, beyinde dopamin maddesinin eksilmesi ile ortaya çıkıyor. Vücudun bir tarafında başlayan titreme, hareketlerde yavaşlama, bakışların donuklaşması, maske yüz diye tarif edilen yüz hali hastalığın ilk belirtileri olma özelliği taşıyor. Yaşın ilerlemesi ve zamanla beyinde dopamin maddesinin giderek eksilmesi ile birlikte hastalık kişide giderek artan katılık, tutukluk, yavaşlık, yürüme güçlüğüne neden olabiliyor. İlk olarak medikal tedavi uygulanan bu hastalarda, zamanla ilaç tedavisi yetersiz kalabiliyor ya da şiddetli ilaç yan etkileri yaşanabiliyor. İşte bu noktada, devreye cerrahi yöntem olan beyin pili tedavisi giriyor. 

‘’Çok seri hareket eden bir insanken, duruşmaya yetişeceğim zamanlarda hareketlerimde yavaşlamalar başladı’’

66 yaşındaki Erdinç Balkan 9 senedir Parkinson hastası. Beyin pili tedavisi ile sağlıklı günlerine geri dönen ve hayatına kaldığı yerden devam eden Erdinç Bey hastalık sürecini şu sözler ile anlattı: ‘‘Parkinson olduğumu öğrendiğimde gözümün önüne ağabeyim geldi. Kendisi Parkinson hastasıydı ve 58 yaşında beyin kanaması geçirerek vefat etti. Tıbbi bilgim olduğundan değil, ama hayat tecrübelerime dayanarak Parkinson’un öldürmeyip süründürdüğünü çok iyi biliyorum. Onun dönemlerinde böyle bir tedavi ne yazık ki yaygın değildi. Yaşam boyu birlikte yaşayacağınız bir hastalığın ameliyat ile tedavisi olması ise benim için sevindiriciydi.

Bu hastalığı tetikleyecek nedenleri 1977-1997 arası yoğun bir şekilde yaşadım. O yıllarda bizim mesleği yapmak çok güçtü. Ağır stresler yaşadık, çok ağır yükler altında kaldık. 4-5 kişinin yapacağı işleri tek başıma yaptım. Parkinson olduğumda bu durumun insanlar tarafından fark edilmesi beni rahatsız ediyordu. Çok seri hareket eden bir insanken, duruşmaya yetişeceğim zamanlarda hareketlerimde yavaşlamalar başladı. Yoğun araştırmalarım sonucu bu ameliyatın en deneyimli isimlerinden olan Dr. Ali Zırh’a kendimi emanet etmeye karar verdim. İzmirli bir diş hekimi olan Bengül İzgören ile görüştüm. Kendisi Parkinson olup daha önce Ali Hoca’ya ameliyat olmuştu ve çok iyi görünüyordu, Parkinson olduğuna inanmak mümkün değildi. Ben de bir an önce ameliyat olmak ve mesleğime rahatlıkla devam etmek istiyordum. Gerekli değerlendirmeler sonucu operasyon için herhangi bir engel çıkmadı. Kızımın düğününe iyileşmiş olarak gidebilmeyi çok istemiştim ve öyle de oldu. Bütün düğün fotoğraflarında başımda pansuman bantları ve ameliyatın izleri durmasına rağmen oynadım, eğlendim ve mutluydum. 
Şu an çok iyiyim. Bütün fiziki aktiviteleri rahatlıkla yapıyorum. Bisiklete binmek, yüzmek, koşmak, yürümek, ata binmek... Çalışma hayatında 40 yılı doldurdum. Bunun üzerine home office çalışmaya devam ediyorum. Bizim işlerde büroyu kapattın gittin yok. 10 yıl süren işler var, eski işler bittikçe Yargıtay’da eğer olumlu sonuçlanmışsa, dosyadan başka yan işler de çıkıyor, yeni işler de geliyor... Dolayısıyla mesleğime devam ediyorum.’’

‘’Eşim, Parkinson hastası olan ağabeyi gibi geç kalarak, hastalığın onu süründürmesini istemiyordu’’
Erdinç Bey’in eşi Deniz Balkan: ‘’Vefat eden kayınbiraderim Parkinson hastasıydı ve hastalığı çok hızlı seyrediyordu. İzmir’e kontrole geldiği zamanlar onu gözlemlerdim. Dolayısıyla bir Parkinsonlu nasıl olur iyi biliyorum. Eşimde bu hastalığı, birlikte alışverişe çıktığımızda fark ettim. Yürürken bir eli sallanmıyor, hep sabit kalıyordu. Israrlarım sonucu doktora gittik ve 2010 yılında Parkinson olduğunu öğrendik. Eşimde Parkinson yüzünden hareketlerinde yavaşlamalar başladı. Zamanla sol kolunu hiç kullanamadı. Oturup kalkmakta bile zorlanır hale gelmişti. Tedavimiz bir süre ilaçlarla devam etti, fakat Erdinç ağabeyinin durumunu bildiği için geç kalarak hastalığın onu daha da kötü bir hale getirmesini istemiyordu. ‘’Konforlu yaşamak ve çalışmak istiyorum o yüzden ameliyat olacağım’’ dedi, iyi ki de öyle yapmış diyoruz. Gittiğimiz konferanslarda ameliyatın gecikmemesini hekimler daha yararlı buluyorlar ve daha iyi sonuçlar aldıklarını söylüyorlar. O razı olunca ameliyat sürecimiz daha kolay oldu. Araştırmalarımız bizi Dr. Ali Zırh’a yönlendirdi. Kızımızın düğünü dolayısıyla ameliyatımızın daha erken olmasını istedik ve şükür ki kızımızın düğününe iyileşmiş olarak katıldı. Ameliyat sonrası eşim, bize bir Parkinsonlu gibi gelmiyor.’’şekilde konuştu.

Beyin pili ameliyatlarında, doğru zaman başarı oranını etkiliyor 
Medipol Üniversitesi Parkinson Hastalığı ve Hareket Bozuklukları Merkezi (PARMER), Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ali Zırh, Parkinson hastalığında ilaç tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda uygulanan cerrahi yöntem olan “Beyin pili” uygulaması ile ilgili olarak: ‘’Beyin Pilleri insan beyni içerisinde herhangi bir noktaya elektrik akımı verebilmeyi, böylelikle elektrik akımı verilen bölgedeki beyin hücrelerindeki elektriksel aktiviteyi uyarmayı ya da baskılayabilmeyi sağlayan cihazlardır. ‘’Nöromodülasyon’’ adı verilen bu tedavi yöntemi ile başta Parkinson hastalığı olmak üzere, pek çok hareket bozukluğu hastalığını tedavi edebiliyoruz. Hasta uyanık iken, konuşarak ve karşılıklı sohbet halinde gerçekleştirdiğimiz beyin pili tedavisi ile erken evrede tedavi ettiğimiz hastalarda daha yüksek randıman aldığımızı söylemekte fayda var. İlaç tedavisinden yeterli yanıt alamayan veya şiddetli ilaç yan etkileri yaşayan bir hastaya uygun zamanda bu operasyonu gerçekleştirdiğimizde çok daha başarılı sonuçlar elde ediyoruz. Beyin pili operasyonundan sonra hastadan hastaya değişmekle birlikte, ortalama birkaç haftalık, aralıklı ve sık kontrollerle pillerin ince ayarları bilgisayar aracılığı ile yapılmakta ve en fazla randıman alabilecekleri parametreler ayarlanarak hastaların eski sağlıklı günlerine tekrar dönebilmesi mümkün olmaktadır.’’ dedi.
 

Next page

Gazete Yenigün