Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün

11. Kalkınma Planı meclisten geçti

2019-2023 dönemini kapsayan 11. Kalkınma Planı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

11. Kalkınma Planı meclisten geçti

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk kalkınma planı üzerinde gruplar adına yapılan konuşmaların ardından önergelere geçildi.


Planda değişiklik içeren 15 önerge verildi.


Önergelerden, AK Parti ve MHP'nin, "İklim değişikliği etkileri dikkate alınarak buharlaşma kaynaklı su kayıplarının önlenmesi amacıyla yeraltı su havzaları ve barajlarının oluşturulmasına yönelik çalışmalar yapılacaktır. İklim değişikliği ile bağlantılı olarak istilacı türler ve tarımsal patojenlerle mücadeleye yönelik eylem planları hazırlanacaktır. İklim değişikliğine uyum sağlamak üzere tarımda ürün desen değişimi senaryoları oluşturulacaktır." ifadelerinin plana dahil edilmesine ilişkin ortak önergesi kabul edildi.


Ayrıca AK Parti'nin, "Gümrük Müşavirleri Odası kurulacaktır." ibaresinin plandan çıkarılması ve 2023 için kadın istihdam oranının yüzde 34 olarak değiştirilmesiyle ilgili iki ayrı önergesi de kabul edildi.


Diğer 12 önerge kabul edilmedi.


Genel Kurulda 13 saat süren görüşmelerin tamamlanmasının ardından yapılan oylamada, 11. Kalkınma Planı kabul edildi.


Oktay'dan teşekkür konuşması


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, planın kabul edilmesinin ardından yaptığı teşekkür konuşmasında, bugün Genel Kurulda önemli ve memnuniyet verici milli bir duruşa şahit olduklarını ifade etti. 


Oktay, "Bugün çatısı altında bulunduğumuz Gazi Meclisimizde grubu bulunan 4 siyasi parti, yaptıkları ortak destek açıklamasıyla ne ülkemizin ne de Kıbrıs Türkünün Doğu Akdeniz'de meşru hak ve çıkarlarının gasbedilmesine müsaade etmeyeceğini güçlü şekilde dünya kamuoyuna ilan etmiştir." dedi.


Hangi engel çıkarılmaya çalışılırsa çalışılsın bildiride de vurgulandığı üzere Türkiye'nin, Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon arama faaliyetlerine aynı kararlılıkla devam edeceğini ve uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullanmaktan geri durmayacağını belirten Oktay, "20 Temmuz Barış ve Demokrasi Bayramı öncesinde yayımlanan bu bildiri, Kıbrıs Türkü'nün hiçbir zaman yalnız bırakılmayacağının da güçlü bir ifadesidir." diye konuştu.


Oktay, planın her aşamasının katılımcı bir anlayışla hazırlanmasını sağlayan ve plan çalışmalarına her aşamada titizlikle sahip çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarını iletti.


Planın hazırlanmasında emeği geçenlere ve Meclisteki görüşmelerde katkı sağlayan milletvekillerine de teşekkür eden Oktay, her alanda topyekun bir değişim ve dönüşüm öngören 11. Kalkınma Planı'nın, Türkiye'nin kalkınma vizyonunu ortaya koyarak milletin temel beklentilerini karşılamak, Türkiye'nin uluslararası konumunu yükseltmek ve halkın refahını artırmak için temel bir yol haritası olacağını vurguladı. 


Oktay, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk kalkınma planında bulunan hedefler ve uygulamaya konulacak politikalar çerçevesinde Türkiye'yi daha hızlı bir kalkınma ivmesine hep birlikte taşımayı ve el birliğiyle ülkemizin saygın konumunu daha da güçlendirecek adımları atmayı diliyorum. Katılımcı bir süreçte, yoğun çalışmalar sonucunda hazırlanan 11. Kalkınma Planı'nın ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum." dedi.


TBMM Başkanvekili Levent Gök, 27. Yasama Dönemi 2. Yasama Yılı'nın son birleşimini tamamladıklarını belirterek, birleşimi 1 Ekim Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.


Gök, parlamentonun yoğun bir dönem geçirdiğini kaydederek, bu süreçte görev yapanlara ve çalışmalarını izleyen parlamento muhabirlerine teşekkür etti. 


Bu arada, milletvekilleri, yasama yılının son çalışma günü olması dolayısıyla birleşimin kapanmasının ardından hatıra fotoğrafı çektirdi. 

“Kamu Özel İşbirliği sözleşmeleri TBMM ve Sayıştay denetiminden kaçırılamaz”

 

CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, Cumhurbaşkanlığı tarafından TBMM’ye sunularak kabul edilen 11. Kalkınma Planı’nın 2. Bölümünde konuştu, Kamu Özel İşbirliği sözleşmeleri üzerinden AKP iktidarına yüklendi ve KÖİ sözleşmelerine dair CHP’nin değişiklik önergesinin kabulünün anayasal bir zorunluluk, millet adına bir sorumluluk ve yaşamsal olduğunu söyledi.


Sındır, “Partimizce teklif edilen, Kamu Özel İşbirliği sözleşmelerini ilgilendiren maddeye projelerin şeffaflığının sağlanması, projelerin sözleşme, yatırım ve hizmet bedellerinin kamuoyu ile paylaşılmasına ilişkin önergenin yüce Meclis’imizce kabul edilmesi milletimize, yurttaşlarımıza karşı asli bir görevimiz, Anayasal bir sorumluluğumuzdur” dedi. CHP’nin Kamu Özel İşbirliği sözleşmelerine dair getirdiği önerge AKP’lilerin oylarıyla reddedildi.


“ANAYASA SAYIŞTAY’A KAMU DENETLEME YETKİSİ VERİYOR!”

Kamu özel iş birliği projelerinde ciddi risklerin olduğunu belirterek sözlerine başlayan Sındır, “Anayasa'mızın 160'ıncı maddesine bakacak olursanız, Sayıştay yetki ve sorumluluklarını incelerseniz, ‘Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetler’ der. Anayasa’nın 47'nci maddesine eklediğiniz son fıkraya dayanarak çeşitli kanunlar çıkardınız; Yap-İşlet-Devret Kanunu, Sağlık Bakanlığı Kamu-Özel İş Birliği Kanunu gibi. Hangi kanun olursa olsun Anayasa'da Sayıştay’a verilmiş bu yetkiyi aşamaz. Bu yetki Anayasa'da Sayıştay’a kamu idarelerinin bütün gelir ve giderlerini denetleme yetkisi veriyor ve istisna ortaya koymuyor” dedi.


“BÜTÇEMİZDE CİDDİ BİR YÜK OLUŞTURACAK”

Kamu Özel İş Birliği projelerinin sözleşmelerinin denetimden kaçırıldığını söyleyerek sözlerine devam eden Sındır, “kamu-özel iş birliği projelerinin sözleşmeleri ‘ticari sır’ olarak belirlenerek ‘Özel hukuk hükümlerine tabidir’ denilerek milletvekillerimizden, Türkiye Büyük Millet Meclis’inden ve Meclis adına denetim yetkisine sahip Sayıştay’ın gözündün kaçırılıyor. Bu projelerle ilgili uzmanlar, araştırmacılar ciddi uyarılarda bulunuyor. Kulaklarınızı tıkamayınız. Bakın KÖİ’ler bütçede yer almadan gerçekleştirildikleri için, kamu borç stokunda görülmeyen bu projelere uzun yıllar boyunca yapılacak ödemeler bütçemizde ciddi bir yük oluşturacak. Bu projeler ileride seçilecek hükumetler için bağlayıcı olacak, bu demokrasiye uygun bir durum değil. Bu projelerle seçilecek hükümetlerin geleceğini hem ekonomik hem de politik anlamda ipotek altına alıyorsunuz. Söz konusu projelere ait riskler Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının Kamu-Özel İşbirliği Raporu'nda da yer alıyor” dedi.


“ASLİ BİR GÖREVİMİZ, ANAYASAL BİR SORUMLULUĞUMUZ”

CHP tarafından teklif edilen önergenin yaşamsal olduğunu ve kabul edilmesi gerektiğini söyleyen Sındır, “örneğin, yap-işlet-devret modelindeki riskler özel sektör ile kamu arasında paylaşılmaktadır ve tüm bu projelerde kamu idaresi her yıl yükleniciye bir ödeme yapıyor. Bu ödemeler sözleşme bedeli, yatırım bedeli, hizmet bedeli gibi adlar altında idare tarafından gerçekleştiriliyor. Bu ödemeler Sayıştay denetimine tabi olması gereken ödemeler. Söz konusu projeler üzerinden ortaya çıkan riskleri kamu adına, millet adına, tüyü bitmemiş yetim adına bizlerin görmesi, bilmesi, denetleyebilmesi gerekiyor. Böylesi büyük riskleri taşıyan 145 milyar dolar üzerinde bir bedele sahip bu projelerin denetlenmesi bizlerin, hepimizin; halkımıza, milletimize, yurttaşlarımıza karşı asli bir görevimiz, Anayasal bir sorumluluğumuz. Bu anlamda bu önergemizin kabulünü özellikle rica ediyoruz” dedi.

Next page

Gazete Yenigün