Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün

"Fotoğraf bir sevgi ve matematik işi"

Çektiği sahne görselleriyle dünya çapında tanınan fotoğraf sanatçımız Aykut Uslutekin ile mesleğine olan merakının başlangıcını, ilgi alanlarını ve gerçekleştireceği projeleri konuştuk

"Fotoğraf  bir sevgi ve matematik işi"

 

Erkan SEVİNÇ/YENİGÜN- Çocukken başladı caz merakı. Gerek babası gerek abisi evde caz ve pop müzik dinlerlerdi. TRT 3’ün FM kanalının müdavimiydiler. 70'li yıllar... Jazz müzisyenlerini öyle tanıdı. Chick Corea, Miles Davis, Keith Jarrett, Pat Metheny gibi. Ev plak, kaset, kitap, ansiklopedi vs ile dopdolu idi. Sonra fotoğraf makinesi ile tanıştı. Babası her sene sınıf geçme hediyesi alırdı. 1977'de ona bir fotoğraf makinesi aldı. Makinesiyle okulda özellikle kızlara hava atar, bol bol fotoğraf çekerdi. 9 Eylül Üniversitesi’nde Oğuz Makal yönetiminde bir fotoğraf kolu kuruldu o yıllarda. Oraya katıldı ve ciddi bir eğitim aldı; Ara Güler’le tanıştı. Sahne görselleriyle dünya çapında ün yapan fotoğraf sanatçımız Aykut Uslutekin’le beraberiz."Ee sonra"diyorum...

 

İŞİN MUTFAĞINI BİLEN BİRİ

“Askerlik görevinden sonra çok yoğun bir tempoda çalışmaya başladım. Karanlık odaya girmeden, fotoğrafın nasıl oluştuğunu anlamadan fotoğrafçı olamazsınız. Ben sırf daha çok tecrübe edinmek için bir çok yerde ücretsiz çalıştım. Ve fotoğraf çeken değil, işin mutfağını yani arka tarafını da bilen biri oldum. Sonrasında sahne sanatçıları gündeme geldi. Makinemi alıyor özellikle caz festivallerinde sahne fotoğrafı çekiyordum. 80’li yıllarda başladım bu işe. Hemen hemen tüm jazz sanatçılarının fotoğrafları var arşivimde. Bana “Böyle bir arşivi olan insan niye Amerika’da yaşamıyor da Türkiye’de yaşıyor “diyorlar. Ben ülkemi çok seviyorum ve de yaşadığım kentimi. Sonrasında 26 senedir hizmet verdiğim Alsancak’ta kendi adımı taşıyan fotoğraf stüdyomu kurdum, yurt içi ve dışında 150'ye yakın fotoğraf sergisi yaptım.”

 

"SANATÇILARI RAHATSIZ EDİYORLAR"

Sahne sanatçılarının fotoğraf çekilmesinden çok hoşlanmadığını belirten Uslutekin, “Sahne fotoğrafı çekmek çok zordur. Sahne fotoğrafı flaşsız, yüksek iso ve sessiz çekilir ama bu bilgilere sahip olmayan herkes elinde makine, sanatçıyı rahatsız edercesine tüm konsantrasyonlarını bozuyorlar. Ben çekim öncesi fotoğrafını çekeceğim sanatçının tüm eserlerini dinleyip donanımlı gidiyorum ki, sanatçı ne zaman sahneden kopacak, ne zaman keyifli bir kare fotoğraf verecek o anı bekliyorum. Sadece sahne ve portre fotoğrafı da çekmiyorum. Yemek, mekan, çocuk, düğün, endüstriyel ve de kişiye özel her türlü fotoğraf benim ilgi sahamı oluşturuyor. Fotoğrafın bir ruhu olduğuna inananlardanım, eğer o ruhu yakalarsanız fotoğraf oluyor, yakalayamazsanız çektiğiniz görüntü çöpten öteye gidemiyor bana göre” dedi.

 

DOĞAL OLANLAR YILLARCA KULLANILIYOR

İnsanların gülerken fotoğrafını çekmenin zor olduğunu söyleyen Uslutekin, “Herkesten farklı birşey yapmak ve gülerek fotoğraflamak istiyorsan o kişi ile diyaloğa girmek zorundasın. Bazen ne yapsam da o doğal gülüşü alamıyorum işte o zaman da devreye muzip yanım devreye giriyor. Sevgili Selçuk Yaşar haricinde sonuç alamadığım kişi yok diyebilirim. Her insanı nasıl görüntülemek istediysem öyle de yakaladım. Bu doğal görüntüleri 20 yıldır, 30 yıldır kullanan kişiler var. Bu da beni mutlu ediyor, işimi ne kadar doğru yaptığımın keyfini yaşatıyor” ifadelerini kullandı.

 

FOTOĞRAFLARI ALBÜM HALİNE GETİRECEK

Anlatmayı sürdürüyor Uslutekin... “Fotoğrafın bir matematiğinin var olduğuna inananlardanım. Denklemler, enler, boylar, ışık, renk, kompozisyon, duygular, katın katabildiğiniz kadar her şey fotoğrafın içinde. Renkli görüntüyü de siyah beyazı da çok severim. Zaman zaman eski sararmış kareler, sephia tonları da ilgi alanım içinde. Arşivimde milyonlarca fotoğraf var, artık hocam Ara  Güler gibi onları düzenleyip albüm haline getirme çalışmalarıma başladım. Bu arada üzerinde çalıştığım "Türkiye’nin Aydınlık Yüzleri" projemi 2023'e hazırlıyorum. Bu proje için 100'e yakın fotoğrafını çektiğim sanatçılar, işadamları vs hem borcumuzu ödeyeceğiz, hem de bu güzel, üretken insanları yarınlara, geleceğe taşıyacağız.”

 

YAYINLANMIŞ 4 ALBÜMÜ VAR

Aykut Uslutekin 1961 yılında Çanakkale'de doğdu. Eğitim sonrası, Kodak, Konica ve Nikon firmalarında Bölge Müdürü olarak görev yaptı. Gerçekleştirdiği sergilerinde büyük ebat fotoğraf kullanmayı çok seviyor. Böylece hikayeyi daha rahat anlatmış oluyor. Sergiyi gezen fotoğraf sevenler, fotoğrafın dünyasına giriyor ve sanatçının anlattığı o ruhu yakamaya çalışıyorlar. Çektiği sanatçının o anki ruh güzelliğini de fotoğrafa yansıtmaya çabalıyor. Fotoğraf gelişiminde çok önemli sanatçılardan faydalanmış. Ara Güler, Nuri Bilge Ceylan, İzzet Keribar, Şahin Kaygun, Sebastiao Salgado, Herman Leonard gibi. Bu arada 150 serginin dışında, 100'e yakın CD kapağında, sinema ve tiyatro afişlerinde, kitap ve dergi kapaklarında fotoğraflarını görürsünüz, ayrıca yayınlanmış 4 albümü var.

 

FESTİVALDE SERGİ AÇMAK İSTİYOR

Aykut Uslutekin, kendini hala 18 yaşında hissediyor. Sabah 5’te kalkıyor, gece 24'e kadar üretime devam ediyor. İçindeki çocuk ruhu onu ayakta tutuyor. Fırsat buldukça dostlarıyla vakit geçiriyor. Her pazar anne ritüeli var vee de anne yemekleri. Kadınbudu köfte, hünkar beğendi, elbasan tava gibi... Kendisi de gurme. Çoğu dergilerdeki yemek fotoğraflarının da mimarı. Her akşam olmasa da iki duble rakı vazgeçilmezi. TV izlemez, Netflix’te takılır. Müzikte tercihi sadece jazz değil, etnik müzikler, dünya müzikleri, yerine göre pop. Hedefi pandemi sonrası, Amerika’da New York Jazz Festivali’nde sergi açmak ve albümlerini peşi sıra yayınlamak ...

Next page

Gazete Yenigün