Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün

"BAY Trudeau burası dünya!"

Kanadalı altın firmasının Kaz Dağları'nda yarattığı doğa tahribatı ve tehdit oluşturan siyanürlü madencilik faaliyeti nedeniyle İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel, Kanada Başbakanı'na ve ülkenin barolarına mektup yazarak, madencilik çalışmalarının durdurulması için ortak mücadeleye davet etti

"BAY Trudeau burası dünya!"

Mehmet Emin AL/YENİGÜN Kanadalı Alamos Gold şirketinin günlerdir Kaz Dağları'nda altın arama faaliyeti kapsamında sürdürdüğü çalışmalar nedeniyle, ağaç katliamı yapıldığı ve siyanürlü çalışmanın doğada büyük tehlikelere neden olacağı gerekçesiyle yaşananlar Türkiye'de büyük tepkiye yol açtı. Bölgede on binlerce çevrecinin ziyaret ederek başlattığı 'Su ve Vicdan Nöbeti'nin ardından 13 Ağustos Salı günü İzmir Barosu başta Kanada Başbakanı Justin Trudeau olmak üzere mecliste grubu bulunan muhalefete, Kanada Barosu, Ontario Barosu, Quebec Barosu, Toronto Avukatlar Örgütü, Ottawa Barosu, Montreal Barosu, Kanada Çevre Hakları Örgütü, İnsan Hakları İçin Kanadalı Avukatlar Örgütü'ne bir mektup yollayarak Kaz Dağları'nda bulunan doğa katliamına karşı hep beraber dur demek için ortak hukuk mücadelesine davet etti.


"TÜRKİYE DÜNYANIN PARÇASIDIR"

İzmir Baro Başkanı Özkan Yücel, Yenigün Gazetesi'ne verdiği demeçte, sorununun sadece Kaz Dağları olmadığını vurgulayarak, insan-devlet-baro olarak dünyanın neresinde bir ağaç kesilirse kesilsin, dünyanın hangi bölgesinde bir çölleşme olursa olsun bu durumun insanlığın ortak sorunu olduğuna dikkat çekti. Kaz dağlarında yaşananlara dair Baro Başkan Yücel, "Yazdığımız mektup bir dayanışma çağrısıdır. Türkiye'de bir toprak parçasında sonuç yaratılıyor gibi görünse de, dünya tek bir parçadır ve hepimizindir. Bu yüzden herhangi bir kara parçasında çıkacak sorun hepimizi ilgilendiren sonuçları ortaya çıkarıyor. Buna dikkat çekmek istedik. Kendi ülkelerinde izin vermedikleri siyanürle altın arama çalışmalarına ve doğada yarattıkları vahşete bir başka ülkede de izin vermemeleri gerektiğini hatırlatmak, onların bu hassasiyetlerini hatırlamaları için bu mektubu yazdık” dedi.


"KANADA VE TÜRKİYE'DE ORTAK DAVA"

İzmir Baro Başkanı Yücel, mektup sonrası hukuki girişimlerde bulunacaklarını belirterek, “Şirket aleyhine dava açmak buradan ve Kanada'dan işlemler yapmak mümkün olabilir. Şirketlerin kar hırsı nedeniyle doğayı bu şekilde yok edemeyeceklerine ilişkin, çevre yasasının içeriği gereği bir takım hükümler olduğunu, Avrupalı ülkelerde bu konuda farklı önlem alıcı düzenlemeler olduğunu biliyoruz. Bunları göz ününde bulundurarak dava açacağız. Zaten Kanada'daki barolarla ve avukatlar örgütleriyle mektuplaşmamızın amacı buydu. Beraber hareket edelim istedik. Biz buradan siz oradan birlikte dava açalım diye mektup yazdık. Ne yapabileceğimizi bulalım. Belki oradan barodan meslektaşlarımız bizi ziyarete gelir, birlikte Kaz Dağları'nı dolaşıp hukuki olarak neler yapabileceğimize birlikte karar verebiliriz" şeklinde ifade etti.


"NEREDE BİR AĞAÇ KESİLİRSE"

Yücel konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Kendi ülkelerinde bu tür çalışmalara izin vermeyen bir yaklaşım içindeler, sürekli bir koruma ağı ördükleri ve hiçbir şirkete böyle bir taviz sunmadıkları alandan söz ediyoruz. Oradan buraya Türkiye diye bakılıyor, buradan oraya ise Kanada diye fakat aslına bakılırsa burası dünya.. Yani bu dünya üzerinde nerede bir ağaç kesilir, bir çöl yaratılırsa bu hepimizi insanlık olarak ilgilendirir ver bütün insanlığı bağlar. Burası dünya!" 


İŞTE O MEKTUP

Sayın Yetkili,
Muhtemelen bilginiz olduğu üzere Kanadalı bir şirket olan Alamos Altıncılık A.Ş. Türkiye’nin batısında yer alan Kaz Dağları bölgesinde üç farklı alanda altın madeni çıkarma hakkını almıştır. Alamos Altıncılık A.Ş. ilk çalışma sahası olarak belirlediği Kirazlı bölgesinde madencilik faaliyetlerine başlamış bulunmaktadır.
Merkezi hükümetin desteğiyle ve devam etmekte olan hukuki sürece rağmen Alamos Altıncılık, bölgedeki çalışmalarını sürdürmektedir. Binlerce insan her gün Kaz Dağları’ndaki madencilik faaliyetini protesto ederek toplumun hemen her kesiminden insanların katılımı ile “Su ve Vicdan Nöbeti” adında bir eylem başlatmıştır. Çevre hakları alanında çalışan STK’ler, insan hakları örgütleri, siyasal partiler, barolar ve diğer hukuk kurumları altın madenciliğine karşı Kaz Dağları bölgesinde ve mahkemeler önünde yasal mücadelelerini sürdürmektedir.
Alamos altın madeni sahası, antik Truva Kenti’ne yakın bir alanda bulunmakta ve yüzlerce endemik bitki ve hayvanın yaşadığı bir doğal miras olan Kaz Dağları üzerinde geniş bir alanı kaplamaktadır. Halihazırda sadece Kirazlı’da bulunan tek bir maden sahasında 195.000 ağacın kesildiği ifade edilmektedir. Ancak, altın madenlerinin yaratacağı zararın bundan çok daha büyük olacağı ve tarım arazileri ile tüm bölgenin su havzalarının da geri dönülmez şekilde altın madeni projesinden etkileneceği beklenmektedir.
İzmir Barosu, 10.000 üyesiyle ve Türkiye ile tüm Ege coğrafyasının en eski ve en prestijli resmi hukuk kurumlarından biri olarak 111 yıldır demokrasi ve insan hakları alanında çalışmalarını sürdürmektedir. İzmir Barosu, Avukatlık Kanunu ile kendisine verilen insan haklarını savunmak görevi uyarınca Kaz Dağları’nda devam etmekte olan büyük çevre hakkı ihlalini durdurmak için üzerine düşen sorumluluğu bir görev olarak üstlenmiştir.
Biz bu vesile ile sizleri Alamos Altıncılık A.Ş tarafından Kaz Dağları’nda insan yaşamına, hayvan ve bitkilerin hayatına ve bölgemizin sonraki nesillerinin geleceğine karşı sürdürülmekte olan madencilik faaliyetlerine karşı birlikte çalışmaya davet ediyoruz. Çok güçlü şekilde inanıyoruz ki, sizinle birlikte Kanada ve Türkiye’de başlatmayı hedeflediğimiz hukuki ve toplumsal mücadele, bölge insanının sağlıklı bir çevrede yaşam hakkını korumamıza yardım edecek ve bu işbirliği aynı zamanda Kanada ve Türk halkları arasında sonsuza dek sürecek kopmaz bir bağ kurmamızı sağlayacaktır. Hukuk ve çevre mücadelemize vereceğiniz katkıları konuşmak üzere sizlerle kısa sürede görüşmeyi dileriz.
Saygılarımızla

Next page

Gazete Yenigün