;
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün

“Risk olmasaydı maçlar seyircili oynanırdı”

Türkiye’de koronavirüs tedbirleri kapsamında ertelenen futbol liglerinin 12 Haziran’da başlaması planlanıyor.

“Risk olmasaydı maçlar seyircili oynanırdı”

Taraftar Hakları Derneği Başkanı Burkal Efe Sakızlıoğlu, liglerin başlamasının sporcu sağlığı açısından risk taşıdığına dikkat çekerek, “Risk büyük olmasaydı maçlar taraftara açık oynanırdı. Taraftarların tribüne giremediği bir risk ortamından, elbette tüm spor emekçileri de eşit oranda etkilenecektir. Sporcu sağlığının hiç önemsenmediği çırılçıplak ortada” dedi

Türkiye’de liglerin 12 Haziran tarihinde başlaması planlanıyor. Bu kararı sporcu sağlığı açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Bazı kulüplerimizde koronavirüs vakalarına rastlandığı da bir gerçek…

Risk büyük olmasaydı maçlar taraftara açık oynanırdı. Taraftarların tribüne giremediği bir risk ortamından, elbette tüm spor emekçileri de eşit oranda etkilenecektir.  Neden oynanacak peki bu oyun, elbette para için. Patron yani kasa kimse oynanmasını istiyor. Yalnız şöyle bir durum var; Türkiye'nin 4 profesyonel liginde 125 futbol takımı, bölgesel amatörler liglerde ise 152 takım var. Koronavirüs ekseninde çok büyük bir hareketlilik bu. Kalan maç trafiği ve ülke coğrafyasının genişliği düşünüldüğünde hareketliliğin boyutu dikkat çekiyor. Sırf bu durum bile futbol liglerimizin doğru sınıflandırılmadığının bir işareti aslına bakarsan. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığının bile açık açık bu kararın bizimle bir ilgisi yok dediği bir karar bu... Soruna dönmem gerekirse sporcu sağlığının hiç önemsenmediği çırılçıplak ortada.

Maçlar Neden Oynanıyor Diye Sormalıyız”

Maçlar seyircisiz oynanacak. Futbolun en önemli unsuru olan taraftarların olmaması maçları ve sporcuları nasıl etkiler?

Evet, bu soruyu oyunun gerçek sahibi olan taraftarlar daha güçlü sormalı; bizim tribünde olmadığımız bir maçı üstelik sağlığınız da bu derece risk altındayken neden oynuyorsunuz diye sormalılar futbolculara ve kulüp yönetimlerine; kulüp yönetimleri ve futbolcular da bu oyunun tüm paydaşları gibi karnından konuşmaktan vazgeçmeli artık. Bir cevabı vardır mutlaka. Bir zahmet konuşsunlar her şeyi taraftardan beklemesinler.

Kulüpler Öz Kaynaklarına Dönmeli”

Bu süreçte pek çok kulüp maddi açıdan zor günler geçirdi. Bundan sonra kulüplerin mali yapılarında değişiklikler bekliyor musunuz?

Artık futbol endüstrisi adına hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını öngörmek için kahin olmaya gerek yok. Hep kazanma odaklı algımızın değişmesi gerekli, bu sürdürülebilir bir ekonomi değil. Her bir kulüp kendi altyapısına öz kaynaklarına dönecek başka yol kalmadı. Öz kaynaklar derken sadece futbolcu yetiştirmeyi kastetmiyorum. Aslına bakarsan taraftarı kastediyorum. Tribün bir kulübün altyapısının ta kendisidir. Herkes gidiyor nihayetinde bir tek biz kalıyoruz, o halde daha iyi örgütlenmeliyiz. 

Taraftarlar Hakları Derneği Başkanı olarak sürekli taraftarın içindesiniz. Onlar futbolu ve tribünleri çok özledi. Neler söylemek istersiniz?

Çok özledik tabii ki. İç sahayı ayrı, deplasmanı ayrı özledik. Tekrara düşmek gibi olmazsa yeniden sormak isterim; hayırdır siz taraftarın tribünde olmadığı bu oyunu neden ve nasıl ısrarla oynatmak istiyorsunuz? - Doğukan Fikri FİDAN

Next page

Gazete Yenigün