Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün

“Geleceğimizi, eline silah alan değil kitap alan gençler kurtaracak”

İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı Ulvi Puğ ile kitap okuma alışkanlığı üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Ulvi Puğ, “Türkiye'nin geleceğinin eline silah alan değil, kitap alan gençlerde olması lazım. Bunun için kitapla çocuklarımızı çok erken yaşta tanıştırmalıyız” dedi 

“Geleceğimizi, eline silah alan değil kitap alan gençler kurtaracak”

Doğukan Fikri FİDAN / YENİGÜN - İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı Ulvi Puğ ile kütüphane ve okuma alışkanlığı üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Kitap okuma alışkanlığının çocuklara küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğini vurgulayan Puğ, “Türkiye'nin geleceğinin eline silah alan değil, kitap alan gençlerde olması lazım. Bunun için kitapla çocuklarımızı çok erken yaşta tanıştırmalıyız. Zaten ülkemizde kitap okuma alışkanlığı yok. Şimdi bir de teknoloji engeli var. Üretmeyen, düşünmeyen, kelime hazinesi dar bir gençlik ortaya çıkmaya başladı. Bizim bunu değiştirmemiz ve okuma alışkanlığını kazandırmamız lazım. Kütüphanelerin okuma alışkanlığına katkı koyacak, sevimli çekim merkezleri olması gerekiyor” dedi. 

İzmir Milli Kütüphane'nin kuruluşunu sizden dinleyebilir miyiz?

İzmir Milli Kütüphane, 1912 yılında Türk aydınlanma hareketini başlatmak için kurulan kurumlardan bir tanesi. O dönemde Levantenlerin, azınlıkların gidebileceği kütüphaneler var ama, Müslüman halkın gidebileceği çok sayıda kütüphane yok. Osmanlı'da devletin kamu görevleri arasında kütüphane yaptırmak ancak 1864 yılında Maarif Nizamnamesi'nde akıllara gemiş. İlk önce İstanbul'daki Beyazıt Kütüphanesi yapılmış. Bu açığı gören İttihat ve Terakki, bu kararı almış ve birkaç ilde çalışmalar olmuş. O dönemde İttihat ve Terakki Genel Sekreteri İzmirli Talat Muşkara, kanaat önderleriyle bir araya gelip Milli Kütüphane Cemiyeti adıyla bu cemiyeti kurmuşlar. 

ATATÜRK 3 KEZ ZİYARET ETMİŞ

İzmir'in işgali ve Kurtuluş Savaşı sırasında inşaat aşamaları uzun sürmüş. Zaten Milli Kütüphane burada kurulmamış. Salepçioğlu Köşkü'nün iki odası kiralanarak kurulmuş. Dönemin İzmir Valisi Rahmi Bey, bugün kütüphanemizin ve Elhamra Sahnesi olarak bilinen, şu anda İzmir Devlet Opera ve Balesi'nin kiracısı olduğu binayı Milli Kütüphane'ye kazandırmış. Türkiye'deki 6 derleme kütüphanesinden birisiyiz. Bunu Mustafa Kemal Atatürk'ün kütüphaneyi üç ziyaretine borçluyuz. Onun için bizim kitap koleksiyonumuz çok zengin.

“KİTAPLARI KOYACAK YERİMİZ KALMADI”

Kütüphanede kaç kitap bulunuyor?

1 milyon 200 binin üzerinde kitabımız var. Ancak artık kitap koyacak bir yerimiz yok ve buraya sığmıyoruz. Bu binayı korumak için de İzmir'e çağdaş bir kütüphane kazandırmamız lazım. Mevcut binayı da bir kitap müzesi olarak değerlendirebiliriz. Yeni yapılacak kütüphanenin yine İzmir'in merkezinde olması gerek. Benim gönlümden geçen, Konak'taki SSK bloklarının kaldırılıp, bir mimari proje yarışmasıyla bir kültür kompleksi yapılabilir. Bunun bir ucunun çağdaş bir kütüphane olması lazım. Çocuklara oyun alanlarıyla kitabı sevdirecek, gençlere çekim merkezi olabilecek bir kütüphaneye ihtiyacımız var. Kütüphaneler bilgi mabedleridir. 

“KÜTÜPHANELER ÇEKİMMERKEZLERİ OLMALI”

Gençlerimize okuma alışkanlığını kazandırmak için neler yapmalıyız?

Gençlerimiz kitap ve sanat kavramıyla tanışmalı. Kültür kompleksinin arkasında bir sanatçılar parkı olduğunu hayal ediyorum. Bu proje İzmir'in çehresini değiştirir. Türkiye'nin geleceğinin eline silah alan değil, kitap alan gençlerde olması lazım. Bunun için kitapla çocuklarımızı çok erken yaşta tanıştırmalıyız. Zaten ülkemizde kitap okuma alışkanlığı yok. Şimdi bir de teknoloji engeli var. üretmeyen, düşünmeyen, kelime hazinesi dar bir gençlik ortaya çıkmaya başladı. Bizim bunu değiştirmemiz ve okuma alışkanlığını kazandırmamız lazım. Kütüphanelerin okuma alışkanlığına katkı koyacak, sevimli çekim merkezleri olması gerekiyor. Bizim insanımızda eşik korkusu vardır. Bu tür binaların kendileri için yapıldığını bilmez. Onları güleryüzle karşılamalıyız. Binaların da sıcak olması lazım. Bu yapı İzmir'in turizmine de katkıda bulunur. Bu proje, Türkiye'nin geleceğine ve insanlığa yapılacak bir yatırım olur. Biz insanlığın yararına olacak her türlü teklife açığız. Kütüphanenin yerinin ortak akılla belirlenmesi lazım. 

“BELEDİYE BAŞKANLARI BİZİ UMUTLANDIRDI”

Bu dönemde belediye başkanlarının Milli Kütüphane'yi ziyaret ettiğini görüyoruz. Neler söylemek istersiniz? 

Ben 25 yıldır burada görev yapıyorum. Özel olarak burayı ziyaret eden bir milletvekilimiz, bir il başkanımız olmadı. Yeni dönemde belediye başkanlarımız ziyarete gelmeye başladılar. Geçtiğimiz haftalarda Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü kiütüphanemizi ziyaret etti. Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer zaten bizim üyemiz. Son olarak Konak Belediye Başkanımız Abdül Batur ziyaretiyle bizi onurlandırdı. Kendisinin sanata ve kitaba ne kadar duyarlı olduğunu biliyoruz. 7 gün 24 saat açık bir kütüphane yaratma heyecanımız var. Bu ziyaretler bizi umutlandırdı. Bu dönem duyarlı yöneticilerimiz var. 

FÖTR ŞAPKA MERAKI

Sizi İzmir sokaklarında sürekli fötr şapka ile görüyoruz. Bu merakınız nereden geliyor?

Fötr şapka merakım öncelikle babamdan geliyor. Babam bir memurdu. Takım elbisesi, yeleği, köstekli saati ve fötr şapkasıyla işe giderdi. Daha sonra Atatürk'ün de fötr şapkaya olan ilgisiyle tanıştım. Ben de çok seviyorum. Bu benim için bir sembol. İzmir'de fötr şapka giyme sayısındaki artışa katkım olduğunu söyleyebilirim.  

Next page

Gazete Yenigün