Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün

“Damlacık neden ‘Kuzguncuk’ olmasın”

İzmir’in tam ortasında yer alarak terk edilmiş tarihi evleri ile önemli değerleri içinde barındıran Damlacık semtinin bir an önce restore edilmesini isteyen İzmir Mimarlar Odası Başkanı İlker Kahraman, “Burası nedin İstanbul’daki Kuzguncuk ya da Amerika’daki San Francisco gibi olmasın” dedi

“Damlacık neden ‘Kuzguncuk’ olmasın”

İzmir'in Konak Meydanı’na bir kaç dakika mesafede bulunan Damlacık semti, altından geçen Konak Tüneli ile adeta evrim geçirdi. Tüm eleştirilere rağmen inşa edilen Konak Tüneli, pek çok evin yıkılmasına yol açmıştı. Ayakta kalan ancak kullanılmayan tarihi evler, bakım ve onarımı bekliyor.  3. derece sit alanı olan ve anıtlar kurulu onayı olmadan çivi bile çakılamayan evler terk edilmişliği nedeniyle adeta savaştan çıkmış bir mahalleyi andırırken, ev sahipleri Valiliğin ve Anıtlar Kurulu'nun yapacağı çalışmayı bekliyor.
İzmir'in merkezindeki  görüntüyü değerlendiren İzmir Mimarlar Odası Başkanı İlker Kahraman, yokuşuyla ve Metin Oktay ile kendisinden bahsettiren içinde türlü hikaye ve İzmir mozaiği saklayan Damlacık semtinin, bakıma ihtiyacı olduğunu söyledi. 


FİLM PLATOSU GİBİ
Semtte bakımsızlık ve hüznün hakim olduğunu dile getiren oda başkanı Kahraman, "Konak Tünelleri yapılırken, Damlacık semtindeki bazı parseller, Karayolları 2'nci Bölge Müdürlüğünce kamulaştırıldı. Mahallenin kaderi aslında bu noktada başladı. Bazı mahalle sakinleri kamulaştırma sebebi ile semti terk ettiler ve ne yazık ki mekanı var eden kullanıcısı olduğu için onların ayrılmasından sonra semte hüzün hakim olmaya başladı. Terk edilen binalar arasında değerli olabileceği düşünülen yapılar da var fakat bakımsızlık  nedeniyle yok olma tehlikesi altında. Terk edilmiş alanlarda bulunan tescilli binalar da aynı sorunla karşılaştı. Çözüm için yıkılması düşünülen yapıların yıkımlarının tamamlanması ve ardından diğer binaların da bakımların yapılması gerekli. Semt şehrin kalbinde yer alıyor. İzmir’in ortasında özlenen komşuluk ilişkilerini içinde saklayan, ölçeği ile insanı ezmeyen semt, aslında daha çok 70’li yıllardan kalma bir film platosu gibi. O yıllardan özlemini duyduğumuz insan ilişkilerini tekrar hatırlatabilme umudunu içinde barındırıyor" diye konuştu.


SAN FRANCISCO OLABİLİR
Semtin şimdiki halinin, kente yakışmadığını söyleyen İlker Kahraman, iyileşmenin zaman içinde olmasını beklediklerini belirtti.  Damlacık'ı İstanbul'daki Kuzguncuk semti ile San Fransisco’ya benzeten Kahraman, "Ufak müdahalelerle değişimi başlatıp bu değişimin semt kullanıcıları tarafından da kabullenilmesini sağlamak gerekiyor. Semtin gerçek sahiplerinin orada yaşamaya devam etmesini sağlamak çok önemli. Gerçek sahipleri tarafından kullanılan yapılar kentsel hafızayı koruması açısından çok değerli. Damlacığı İstanbul’un Kuzguncuk semti gibi görüyorum. Kuzguncuk İstanbul’da sahiplenilmiş ve korunmaya çalışılan bir değer olarak görünürken Damlacığın da aynı şekilde sahiplenilip korunmasını arzu ediyorum. Yurtdışından örnek vermek gerekirse San Francisco yokuş üzerindeki evleri ile hafızalarda yer alır. Damlacık’ın gerekli ilgi ve desteği aldığında aynı kaderi, paylaşabileceğini düşünüyorum" diye konuştu.


NEŞESİNİ KAYBETTİ
Damlacık'taki yıkımlardan etkilenen mahallelerden biri  olan Namık Kemal Mahallesi'nin muhtarı  İbrahim Cebeci, semtin son haliyle ilgili duygularını şöyle ifade etti: “80 yaşındayım ve 17 yaşından beri Damlacık'ta oturuyorum. Şimdiki görüntüsü tabi ki canımı sıkıyor. Mahalle dağılınca eski neşesi, eski havası kalmadı. İzmir'in göbeğinde önemli bir mahalleydi Damlacık. Bundan sonra, verilen sözlerin tutulup yeşil alan yapılmasını ve tarihi evlerin aslına uygun şekilde restore edilmesini bekleyeceğiz. Başka bir şey yapılması söz konusu değil. Valiliğin ihale aşamasında olduğunu duyduk. On bir tarihi yapının dokuzunun pansiyon, ikisinin ise kafeterya olacağını söylediler. Artık ne zaman başlar hep beraber göreceğiz." 


Gülsen CANDEMİR

Next page

Gazete Yenigün