Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün

“Bölünerek değil birleşerek yürümeliyiz”

Cumhuriyetçi Mali Müşavirler Grubu Başkanı Erhan Yaşar ve Grup Başkan Vekili Gülcan Selçuk, Yeni Gündem programında İbrahim Paker’in konuğu oldu. Başkan Erhan Yaşar, “Dijitalleşen çağla birlikte genç neslin biraz daha ön planda, bu görevleri üstlenerek enerjiyle mesleğe yeni bir sinerji katmak gerekir. Bu sinerjiyle de mesleğe katkı sağlayacak hamleler yapmalıyız” dedi

“Bölünerek değil birleşerek yürümeliyiz”

Cumhuriyetçi Mali Müşavirler Grubu Başkanı Erhan Yaşar ve Grup Başkan Vekili Gülcan Selçuk, Yeni Gündem programında İbrahim Paker’in konuğu oldu. Cumhuriyetçi Mali Müşavirler Grubu hakkında bilgi veren Yaşar, “Grubumuz 29 Ocak 2016 yılında Genç Mali Müşavirler Grubu olarak kuruldu. Genç başkanımızla birlikte ben kurucu başkanlığını yapıyordum. 2016 mayıs seçimlerine katıldık, yönetimde sandalye kazanamadık ancak 6 delege arkadaşımızı üst birliğe taşıma başarısı gösterdik. Daha sonra grubumuzda ayrılmalar oldu ve grubumuzu daha da olgunlaştırdık. Genç ve Cumhuriyetçi Mali Müşavirler olarak 2019 seçimlerine katılmak kararı aldık. 2019 seçimlerinde bir arkadaşımızı Mali Müşavirler Odası’nda temsil etmek yetkisi aldık. Aynı zamanda 9 üst birlik delegemiz var. Grubumuz sadece seçim zamanları değil, her dönem çalışma yapıyor. Her ay mutlaka bir toplantımız, bir etkinliğimiz mutlaka oluyor. Her meslektaşımızın kapısını çalmaya özen gösterdik. Seçimden sonra da teşekkür ziyaretlerimizi gösterdik” dedi.


“YENİ BİR SİNERJİ 
KATMAK GEREKİYOR”

Rakip 7 farklı grubun olduğunu söyleyen Yaşar, yaşanan bu bölünmelerin mesleğe fayda sağlamadığını ifade ederek, “Hepimiz bu mesleğe gönül veriyoruz ve her gruptaki arkadaşım bu mesleğe bir şeyler katmak için çaba harcıyor. Herkesin elbette taş üstüne taş koyma çabası vardır. Ben hepsini takdir ediyorum ancak bölünerek biz bir yere varamayız. Bölündüğümüz zaman gerek mevcut iktidar grup gerekse de bizim mesleki kamuoyuna ve diğer kamu kurum ve kuruluşların bakış açısında bölündüğümüz için hiçbir şey elde edemeyiz. Kişisel çabalar, kişisel menfaatler doğrultusunda yapılan hiçbir şey meslektaşa ve mesleğe fayda sağlamaz. 30 yıldır bu mesleğe doğru ya da yanlış katkı koymaya çalışan üstatlarımız var. Mesleğin önünü açmak için katkı koymuşlardır, yaptığı çok iyi çalışmalarda vardır. Artık bir şeylerin değişmesi, gelişmesi lazım. Dijitalleşen çağla birlikte genç neslin biraz daha ön planda, bu görevleri üstlenerek enerjiyle mesleğe yeni bir sinerji katmak gerekir. Bu sinerjiyle de mesleğe katkı sağlayacak hamleler yapmalıyız. Bunu bölünerek yapamayız. Belli değerler, belli ilkeler çevresinde birleşmeliyiz. Demokrasiye, cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkmalıyız. Bu bölünmeler kutuplaşmalara neden oluyor. Zaten ülkemizde kutuplaşmalar bir sorun. Biz akademik bir meslek icra eden meslektaşlar olarak bazı şeylerde öncülük yapmalı, rol model olmalı ve birlikte hareket etmek gayreti içinde olmalıyız. Bizim mücadelemiz bu yöndedir. Bir mücadele, bir duruş içerisindeyiz ve bu duruşu ekim ayındaki TÜRMOB seçimlerinde de sergileyeceğiz. 75 meslektaşımın benim üzerimde hakkı vardır. Onları temsil ettiğim için onların haklarını ve menfaatlerini savunmalıyım” diye konuştu.
“SAYGINLIK BEKLİYORSAK 
SAYGI GÖSTERMELİYİZ”

Mali müşavirlerin mesleklerine sahip çıkması gerektiğine vurgu yapan Yaşar, “Grup olarak bizim meclisimiz 250 kişi ama aldığımız oy oranı bundan fazla. Burada katılım da göz önünde bulundurulmalı. Mayıs ayı seçimlerinde yüzde 41 katılım oldu. Meslektaşlarımızın mesleğine sahip çıkması, demokrasiye, cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkması gerekiyor. Katılımın bu kadar az olması aslında bir tepki. Biz seçim öncesinde 5 bin 400’e yakın meslektaşımızı ziyaret ettik. Toplamda odaya kayıtlı olan 7 bin 653 meslektaşımız var. Bu meslektaşlarımızdan 3 bin 332’si seçimlere katılıyor. Geçerli oy sayısı 3 bin 259. Geçersiz oy sayısı da çok fazla. Katılımın düşük olması bir tepkidir ve bence oda yönetiminin bunu dikkate alması gerekir. Biz bunu dikkate alıyoruz ve her meslektaşımıza ulaşmaya çalışıyoruz. Eğer meslektaşlarımız mesleklerine sahip çıkmazsa ileride yapabilecekleri bir meslekleri ne yazık ki kalmayacak. Önümüzde bir süreç var, semt temsilcilikleri ve komite başkanlıkları seçimleri olacak. Hiçbir odada seçimle semt temsilcilikleri ve komite başkanlıkları olmuyor, atamayla yapılıyor. Ancak geçmişten bugüne kadar İzmir’de seçimle oluyor. Bana göre bir hata var o da bu seçimlerin açık oylamayla yapılıyor olması. Bu çok doğru değil ve bu konuda kapalı oylama yapılmasıyla ilgili görüşlerimizi bildirdik. Kimseyi kırdırmaya, üzmeye, fişlemeye gerek yok. İzmirli olmanın farkını bu şekilde gösterebiliriz. Eğer biz saygınlık bekliyorsak önce birbirimize saygılı olmalıyız. Eğer biz saygı göstermezsek kamuoyu hiç saygı göstermez” açıklamalarında bulundu.
“ADIM ADIM GÜZEL 
SONUÇLARLA İLERLİYORUZ”

Gülcan Selçuk, “2019 seçimlerinde bir arkadaşımız yönetimde yerini aldı ve bizleri en iyi şekilde temsil edeceğine inanıyoruz. 2018 yılının mayıs ayından itibaren grupta yer almaya başladım. Seçim çok demokratik bir ortamda gerçekleşti, sonuçlar bizim için olumlu oldu. 2016 seçimlerinden itibaren adım adım ama güzel sonuçlar alarak ilerliyoruz. 2019-2022 dönemindeki seçimde sonuçların daha iyi olacağına inanıyoruz. Çalışmalarımız da bu yönde ilerliyor. Seçim öncesinde çok ciddi emek var. Gerek kahvaltılar gerekse ziyaretlerle ulaştığımız birçok meslektaşımız var. Seçim sonrasında biz genişletilmiş genel kurullarımızı oluşturduk, ayda bir toplantılarımızı gerçekleştiriyoruz. Herkes görüşünü paylaşıyor. Çalıştaylar yapıyoruz. 7 Eylül’de İstanbul’da çalıştaya katılacağız. Salı günü Torbalı semt temsilciliği seçimimiz var. İzmir Mali Müşavirler Odası Torbalı temsilcisi olarak aday oldum” ifadelerini kullandı.

“Temsilde adalet istiyoruz”
TÜRMOB seçimleriyle ilgili konuşan Yaşar, “12-13 Ekim’de üst birlik seçimlerimiz var. Bu TÜRMOB seçimlerinde belli adaylık kriterleri oluşmakta. Biz bu kritere de bir serbest muhasebeci mali müşavir olarak bizim 5 yeminli müşavir ve 4 serbest muhasebeci mali müşavir olma zorunluluğu olan bir sistem var. Yeminli mali müşavirlerin sayısı az olmasına rağmen bize nazaran üstünlüğü var. Üstatlarımızdır, saygı duyarız. Ama şöyle bir durum var, TÜRMOB’un 116 bin üyesi var. Bu 116 bin meslektaşımızın 4 bin 800 civarı yeminli mali müşavir, geri kalanlar ise serbest muhasebeci mali müşavir. Yani 112 bin serbest muhasebeciyi temsil etmek yetkisi yeminli mali müşavirlerin. Azınlığın çoğunluğu yönettiği bir sistem var. 112 bin kişinin sorununu 4 bin kişiyi temsil eden grubun çözmesi bekleniyor. Bu meslektaşlarımızın yaşadığı sorunu 4 bin kişi yaşamıyor. Bu sorunların üzerinde hassasiyetle durulması için bu sorunları yaşaması gerekiyor. Bu sistem geçtiğimiz 2016 seçiminde bütün genel başkan adayları tarafından değiştirecekleri yönünde açıklamalar yapıldı. Ancak 3 yıl geçmesine rağmen hiçbir çalışma yok. Bunun yapılmaması üzücü bir durum. TÜRMOB’da ayrışmalar var, bağımsız adayları çıkıyor. Eğer bu mesleğe katkı sunacaksak ben bunun ayrışmalarla ve kişisel adaylıklarla olacağına inanmıyorum. Bu ayrışmalar olmamalı. Bu mesleğe katkı sunacak insanları seçmeliyiz. Meslektaşlarımıza soruyoruz kesinlikle ayrışma istemiyorlar. Meslektaşımız temsilde adalet istiyor. Genç arkadaşlarımızı temsil edecek arkadaşlarımız var ancak kadın arkadaşlarımızı temsil edecek bir kişi bile yok TÜRMOB’da. Bir kadın adaya listelerinde seçilecek yerden yer verilmeli. İzmirli adaylarımıza gereken desteği vereceğiz. Bunu ayrışmayla değil, birleşenlerle yapacağız. Biz kişilerin koltuğu için mücadele etmiyoruz. Biz meslek ve meslektaş için mücadele ederiz. Biz bütün adaylarımızı değerlendireceğiz. Kim katkı sunacaksa ona destek vereceğiz” dedi.

Next page

Gazete Yenigün