Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün

‘Göçmen çocuklarını Almanlaştırma planı olabilir’

TÜRKİYE’nin Avrupa ülkelerine gitmek isteyen mültecilere müdahale etmeme kararının ardından, 10 binlerce sığınmacı Yunanistan’a akın etti. Bunun üzerine Alman hükümeti, ‘göçmen sorunu ile mücadele’ amacıyla Yunan adalarındaki reşit olmayan sığınmacıları Almanya'ya getirme kararı aldı. Almanya’nın sadece çocuk sığınmacıları ülke topraklarına alma kararı, tepkilere neden oldu.

‘Göçmen çocuklarını Almanlaştırma planı olabilir’

Kararı değerlendiren İstanbul Altınbaş Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, "Aile desteğine muhtaç çocukları alıp, anne ve babalarını almazsanız, bu çocuklara ne yapacaksınız? Birtakım kamplarda Almanlaştırma ya da Almanya için Nazi benzeri uygulamalarla o insanları belirli kotaların içerisinde eritme gibi planları olabilir. Almanya, bu çocuklara nerede ve hangi uygulamalarla bakacağını acilen açıklamalı" dedi.

Almanya'da Angela Merkel koalisyonu dün gece yarısı gerçekleştirilen görüşmelerde, sığınmacılarla ilgili bir karar aldı. Yunanistan'a destek olmak amacıyla, Yunanistan sınır kapılarına akın eden, reşit olmayan sığınmacıların, Almanya'ya alınması kararlaştırıldı. Almanya özelinde Avrupa'nın bu tür göçmen akınlarına karşı hazırlıklı olmadığını söyleyen İstanbul Altınbaş Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, kararı değerlendirerek, "Avrupa'da göçmenlerin ağırlıklı olarak gitmek istedikleri yer Fransa ve Almanya merkezli Avrupa ülkeleri. Bugün yine Almanya'nın Yunanistan'a asker göndereceği bilgisini aldık. Hala Avrupa'nın 'acaba bir şekilde göçmenleri durdurabilir miyiz' anlayışında olduklarını görüyoruz. Mesele göçmenlerin değil, göçün durdurulması olmalı. Bu insanların göçtükleri ülkelerdeki sorunların ortadan kaldırılıp, göçün önlenmesi gerekiyor'' dedi. '

YUNANİSTAN SINIR KAPILARINI AÇMAK DURUMUNDA KALACAK'

Göçmen sorununun ‘pansuman tedbirlerle’ çözülemeyeceğini vurgulayan Güçlüer, şunları söyledi:

‘’Asker göndererek ve sınırlarda fiziki önlemler alarak oradaki göçmenlerin durdurulması imkansız. Belki göç eden 1-2 milyon insan olacak. Bunun henüz 100-200 bin civarı Türkiye'den diğer ülkelere geçmiş durumda. Ancak dikkat edin, sınırda durdurabildikleri 20 bin civarı insan var. Yani 200 binin yüzde 10'una denk geliyor. Geri kalanların bir bölümünü önümüzdeki haftalarda Eyfel Kulesi'nde ya da Berlin'de görme ihtimalimiz var. Avrupa'nın, göçün durdurulmasını esas alacak ve Ortadoğu'da göçe neden olan ülkelerdeki sorunların giderilmesine yönelik projelere destek vererek, Türkiye'yle ortak hareket etmesi gerekiyor. İdlib'te rejimin saldırılarının durdurulması noktasında Avrupa ülkelerinin çok da fazla varlık gösteremediklerini görüyoruz. Yunanistan'ın üzerinde Almanya baskısı var. Öyle bir noktaya gelecek ki, onlar da sınır kapılarını açmak durumunda kalacaklar."

"BU YAKLAŞIM İÇERİDE ÇOK BÜYÜK SORUNLARA NEDEN OLACAK"

Almanya'nın reşit olmayan sığınmacıları alma kararının insanlık dışı bir uygulama olduğunu söyleyen Güçlüer, "Aile desteğine muhtaç çocukları alıp, anne ve babalarını almazsanız bu çocuklara ne yapacaksınız? Birtakım kamplarda Almanlaştırma ya da Almanya için Nazi benzeri uygulamalarla o insanları belirli kotaların içerisinde eritme gibi planları olabilir. Bu karar, Avrupa'nın sosyo-genetik kodlarındaki sömürgeci emperyalist uygulamalara yeniden dönüleceğinin çok ciddi işaretlerindendir. Çok talihsiz bir açıklama. Almanya bu çocuklara nerede ve hangi uygulamalarla bakacağını acilen açıklamalı. Çok korkunç bir şey. Almanya, Orta Çağ zihniyetiyle göçmenleri durdurmaya çalışırken içeride çok daha büyük sorunlara neden olacak. Umarım çok geç olmadan bunu anlarlar. Çok yanlış bir karar. Hem Almanya'da hem de Avrupa'da ciddi sosyal kolektif davranış biçiminde sosyal hareketler oluşmak üzere. Doğal sosyal hareketlere ve sosyal patlamalara sebebiyet vermek üzereler" diye konuştu.
 

DHA

Next page

Gazete Yenigün